« Önceki |

11/9/2008

Türkiye-Belçika maçından kareler

11/9/2008

Ya penaltı olmasaydı!

19. Dünya Kupası Avrupa Elemeleri 5. Grup'taki 2. maçında Türkiye, İstanbul'da Belçika ile 1-1 berabere kaldı.

KAZIM KANAT: O AN EMRE'Yİ DEĞİL ANNESİNİ DÜŞÜNDÜM! (SABAH)


Maç; oyuncuların değil, sistemin ön plana çıktığı bir karşılaşma oldu. Böylece; TerimVandereycken'in yönettiği bu mücadelede, 'futbol felsefeleri' maçın kaderini belirledi.

Terim; maçı duygusal yaşadı. Uğur Boral gibi biri varken Çağlar Birinci'yi sahaya sürdü. Tuncay Şanlı'nın sakatlanmasından sonra Halil Altıntop tercihi ile tüm sistemi değiştirdi. Bu hataydı. En önemli hatası ise Emre Belözoğlu'nu oynatmasaydı. Keşke diyorum; Belözoğlu yedek kulübesinde otursaydı. O sahaya öfkeli çıktı. Bu öfke pozitif enerjiye dönmedi.

Golü çok erken yedik. Futbolcular bana yine kızacaklar ama ben yine, "Aptalca gol yedik" diye yazacağım. Bakanız efendim; Bu bir ölü top. Üstelik yan top. Ayrıca kaleye uzaklığı 30 metreden fazla. Top havada 10 saniye kalıyor. Sonck kafaya çıktığı an bizim iki uzun Servet ÇetinGökhan Zan pozisyona seyirci. Zaten Mehmet Topal da iş yapıyor görünsün diye oradaydı. Her neyse Sonck göstere göstere golünü attı. İşte soru burada düğümlendi. Terim öfkelenmek yerine o an radikal kararlar alsa ne olurdu?


Fatih Terim'in çok riskli kararına özel sorum var. Soru çok basit ama cevabı o kadar basit değil; Penaltıyı Emre Belözoğlu kaçırsaydı ne olurdu? Ben Emre'yi değil o an annesini düşündüm.

AHMET ÇAKAR: YA PENALTI OLMASAYDI! (SABAH)

İspanya dışında İstanbul'da bütün rakipleri yenmek mecburiyetimiz vardı. Ama başaramadık. Nihat'ın, Hamit'in, Marco'nun ve maçın hemen başında sakatlanan Tuncay'ın yokluğu mazeret gösterilse de, üzerimize gelmeyen bir rakibe iki puan kaptırdık. Avrupa üçüncüsü takım böyle goller yediğinde tüm Avrupa ona güler.

Belçika gibi kapanan bir takımı açabilmenin en önemli yolu kanatlardan oynamak, sıfıra inmektir. Ama dün gece kanatlar yoktu. Gökhan Gönül sezon başından beri formsuz. Sol kanattaki Çağlar'ın ise ilk maçı. Tedirgin ve ofansif etkisi hemen hiç yok. Sağda Kazım aksadı, çıktı. Tüm maç Arda iyi niyetiyle bir şeyler yapmak istiyor. Ama tek başına! Durum böyle olunca da, göbekten yapacağımız duvar paslarıyla pozisyon bulmaya çalıştık, aslında birkaç tane de bulduk. Ancak şut atamadık.

SELÇUK YULA: DEĞERLERİMİZİ BİLELİM (FOTOMAÇ)

Mutlak galibiyet parolasıyla çıktığımız maça o kadar kötü başladık ki bırakın galibiyeti neredeyse beraberliğe razı olacak duruma geldik. Tuncay'ın erken sakatlanması bütün planlarımızı alt üst etti. Çıktığı dakikaya kadar ileriye topu taşıyan tek futbolcumuz Tuncay'dı.

Emre'nin pas hataları, Mehmet Topal'ın orta sahayı hiç geçmemesi, Çağlar'ın bir şutu dışında sol kanadı hiç kullanmaması doğru dürüst atak yapmamızı engelledi. Koskoca 45 dakika sadece bir pozisyon (o da Arda'nın kafası) bulabildiysek ilk devre için nasıl bir yorum yapabiliriz ki!..

Aurelio oynamadığı zaman nasıl yokluk içinde olduğumuzu herhalde herkes görmüştür. Bu çocuk milli forma için sakatlandı. Belki İspanya'da da uzun süre oynayamayacak. Artık lütfen değerlerimizin kıymetini bilelim.

TURGAY DEMİR: OYNATMADILAR (FOTOMAÇ)

Bazen böyle olur. Karşımıza oynamayı değil, bozmayı hedefleyen bir takım çıkar, kendi oynamaz ve sizi de oynatmaz. Hele bir de hakem taraf tutarsa işiniz işice zorlaşır.

Her fırsatta yere yattılar ve zaman hırsızlığı yaptılar. Fransız hakem de onların ekmeğine yağ sürdü, trafik polisi gibi her pozisyonda düdük çalarak soğutabildiği kadar maçı soğuttu. Beş dakika kesintisiz futbola izin vermedi. Oysa bizim ihtiyacımız olan buydu.

Allah'tan bir şanssızlık yaşamadık, eşitliği sağladık. Sonra yine rakip rakip ceza sahası civarında dolaştık. İki hatta üçüncü golü atmamız işten bile değildi ama Belçika'yı kendi sahamızda yenememe geleneğini sürdürdük. Dünkü yazımda Belçika ve Bosna'nın bize ve İspanya'ya çelme takabilceğinin altını çizmiştik, korktuğumuz başımıza geldi. Bu 2 puanı çok ararız. Terim'in, Belçika'nın hocası ile girdiği diyalog da hiç hoş değildi.

8/3/2007

Canlı yayında Yıldırım-Saran kavgası

Dün akşam ATV'de yayınlanan "Santra" programına katılan Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, telefonla canlı yayına bağlanan Sadettin Saran ile tartıştı.

.Fenerbahçe'den ihraç edilen Sadettin Saran yayına bağlanınca kıyamet koptu. Saran'ın üslubu sertleşince Aziz Yıldırım da tepki gösterdi.

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, "Sadettin Saran'ı disipline ben vermedim. Kendi yanında çalışan biri Beschatsynk transferinde sorun olduğunu beyan etti. Sadettin Saran, Spartak Moskova kulübünün bu oyuncu için 800 bin dolar ödediğini söyledi biz de kendisine bu parayı verdik. Sonra bize gelen kulüp belgesindeki imzayla sonradan benim şahsen gidip Spartak başkanından aldığım imzalar tutmadı. Moskova Başkanı da Saran'ın bize getirdiği belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını söyledi. Bu konular tüzükle ilgili konulardır. Disiplin Kurulu da kararı verdi" dedi.

Bunun üzerine Sadettin Saran, telefonla yayına bağlandı ve tansiyon yükseldi. Saran, "Adam olan çıkar "Parayı aldı ya da almadı" der. Aziz bey buna cevap vermedi. Fenerbahçe Başkanı açık konuşmalı. Adam gibi konuşmalı. Aziz Bey'e ben de bu imzanın sahte olabileceğini söyledim. Ben diyorum ki, Spartak Başkanı, imzanın sahte olduğunu ancak paranın alındığını söylüyor. Tuncay Erdoğan, kulüp zarara uğratılmamıştır diye açık olarak ifade etti. 4 sene neden beklendi, haysiyet divanına gidilmedi. Bu para ödendi" dedi.

Sinirlenen Yıldırım'ın, "Kimin adam olduğunu tüm Türkiye bilir. Beni buradan konuşturma. Burada bir belge var. Seninle Rus tarafın imzaladığı... 850 bin dolar, KDV'si içinde diyorsun. Bunun faturası nerede? Sen disiplin kuruluna haber gönderiyorsun. Para öneriyorsun, onları tehdit ediyorsun" sözlerine Saran da aynı sertlikle cevap verdi: "Yanımızda şahitler vardı. Transferden vazgeçelim dedim. 'Devam et' dedin. (Yıldırım doğruluyor) Anderson'un transferinde çok para kaybettik. 850 bin $ daha gitse ne olur dediniz.' Yıldırım buna çok kızıyor: "Yalan söyleme. Kapatın şu ekranı. Kapatın... Gelsin kulüpte konuşalım." Ortamın gerilmesi ve karşılıklı kişilik haklarını zedeleyici ifadeler üzerine yayına ara verildi, Saran'a veda edildi...

AZİZ YILDIRIM SİNİRLENDİ

Rus futbolcunun transferinde Moskova'da yaşananları anlatan Saran hakkında, ''Disiplin kurulundaki insanları, haber göndererek parayla satın almaya çalışıyorsun. İş yerlerinden attıracağına dair tehdit ettiriyorsun'', ''Sen kulüpte oyunculara verilecek primleri yöneticiden aldın, oyunculara kendi paran gibi verdin'' şeklinde iddialarda bulunarak sinirlendiği görülen Yıldırım, bir ara telefon bağlantısı kesilmezse stüdyodan ayrılacağını ifade etti.

Yıldırım, Saran'a, ''Yalan konuşuyor, terbiyesizlik ediyorsun. Varsa bir meselen kulüpteyim, gelir konuşursun. Sahte evrak verdin. Mahkeme orada, Fenerbahçe kongresi orada, gelir anlatırsın derdini. Haddini bil'' şeklinde ifadeler kullandı.

SARAN: AZİZ YILDIRIM'DAN HESAP SORACAĞIM

Spartak Moskova Kulübü Başkanı'nın, söz konusu transfer meselesinde, bonservis bedeli olarak 800 bin doları aldığını, Aziz Yıldırım'a söylediğini ileri süren Saran, özetle şöyle konuştu:

''Sorumlu bir başkan ve yönetici paranın verilmemiş olduğunu düşünseydi bugün savcılığa giderdi. 4 yıl neden beklendi, neden savcılığa gidilmedi? Sayın Aziz Yıldırım'dan da bunun hesabını soracağım. Yargıya gideceğim. Bugüne kadar hep sessiz kaldım, Fenerbahçe'nin menfaatleri için.''

Saran bir soru üzerine, Beschastnykh'in transferinde ödenen 800 bin dolarlık bonservis ücretinin resmi olarak Spartak Moskova külübüne girmediğini belirtti. Fenerbahçeli eski yönetici, Spartak Moskova Kulübü Başkanı'nın, Aziz Yıldırım'a evraklardaki imzanın kendisine ait olmadığını ancak, söz konusu parayı aldığını söylediğini iddia etti.

5/3/2007

Fortis Türkiye kupası kuraları


Fortis Türkiye Kupası'nda yarı final eşleşmeleri belli oldu.




Maslak Princess Otel'de gerçekleştirilen kura çekimine göre,


Trabzonspor ile Kayseri Erciyesspor,

Fenerbahçe ile Beşiktaş


eşleşti.

 


Futbolseverler bu sezon bir derbi daha izlemenin keyfini yaşayacak.

 


Fortis Türkiye Kupası'nda yarı final ilk maçları 4 Nisan'da, rövanş mücadeleleri ise 18 Nisan'da oynanacak. 

4/3/2007

Fenerbahçe: 2 - Sivasspor: 2

Balili pozisyonları cömertçe harcadı,, lider haftayı bir puanla kapadı. Takipçi Beşiktaş bayram etti.

.

Şükrü Saraçoğlu Stadı son haftaların en çekişmeli maçlarından birine sahne oldu. 4 golün atıldığı karşılaşmada 3 top da direkten döndü. Fenerbahçe, ligin ilk yarısında berabere kaldığı Sivasspor'u sahasında da yenemedi.

Sivasspor'un etkili ismi Balili, özelikle ikinci yarıda kaçırdığı gollerle dikkat çekti.

12. dakikada Alex'in uzak direğe ortasında Appiah'ın içeriye çevirdiği topu Can ağlara gönderdi. Ancak hakem Appiah'ın vuruşundan önce topun tamamen dışarı çıktığı gerekçesiyle golü geçerli saymadı.

15. dakikada Tümer'in ceza sahasına ortasında iki savunma oyuncusunun arasından iyi yükselen Tuncay'ın kafasında top filelerle buluştu.

19. dakikada serbest vuruşu pas olarak kullanan Sivasspor'da, Cem Can'ın sağ ayağıyla muhteşem füzesinde top, kaleci Serdar'ın yanından ağlara gitti: 1-1.

34. dakikada kaleciyle karşı karşıya kalan Balili sert vuruşunda Serdar, topu son anda kornere çeldi. 

37. dakikada sağdan kullanılan köşe atışında gerilerden gelen Servet'in kafa vuruşu, Sivasspor'u 2-1 öne geçirdi.

53. dakikada Sivasspor savunmasının üzerine gelmediğini gören Alex'in uzak mesafeden sert şutu az farkla auta gitti.

62. dakikada ceza alanı içinde kafalardan seken top Kezman'ın önünde kaldı. Arka direkte bomboş pozisyonda Sırp oyuncu, zor olanı yaptı.

67. dakikada sağ çaprazdan ceza alanına giren Mehmet Yozgatlı'nın sert ve düzgün vuruşunda top, ikinci kez Sivasspor ağlarına gitti: 2-2.

70. dakikada Alex, ceza sahası içinden sert vurdu. Kaleciyi geçen top direkten döndü.

74. dakikada Mehmet'in dokunduğu topu kaleci Serdar ayaklarıyla çıkardı. Dönen topa Mehmet'in vuruşunda direk gole izin vermedi.

81. dakikada Sivasspor mutlak bir golden oldu. Mehmet'in kale ağzına çıkardığı topu Balili'den önce Serdar tokatladı.

FENERBAHÇE: 2 - SİVASSPOR: 2

Stat: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
Hakemler: Cem Deda, Selçuk Kaya, Mustafa Sönmez
Fenerbahçe: Serdar, Appiah, Ümit, Kezman, Tuncay, Tümer (Dk. 78 Semih), Aurelio, Can, Önder, Alex (Dk. 88 Kemal), Serkan
Sivasspor: Petkoviç, Murat, Servet, Fransergio, İlhan (Dk. 74 Serdar), Cem, Hayrettin, Musa (Dk. 79 Gökhan), Mehmet, Balili, Serdar
Goller: Dk. 15 Tuncay, Dk. 67 Mehmet Yozgatlı (Fenerbahçe), Dk. 19 Cem, Dk. 37 Servet (Sivasspor)
Sarı kartlar: Dk. 16 Tuncay, Dk. 45 Appiah (Fenerbahçe), Dk. 24 Cem, Dk. 54 Fransergio, Dk. 84 Serdar (Sivasspor)

NOTLAR

VOLKAN YEDEKLER ARASINDA

Fenerbahçe Teknik Direktörü Zico, 10. haftadan itibaren kesintisiz 13 haftadır sarı-lacivertli ekibin kalesini koruyan Volkan'ı, Sivasspor maçı için kalede düşünmedi.

Brezilyalı çalıştırıcı, daha çok Fortis Türkiye Kupası maçlarında görevlendirdiği ve son olarak Fenerbahçe'yi kupada yarı finale taşıyan Gençlerbirliği mücadelesinde ilk 11'de yer alan Serdar'a kaleyi teslim etti. Genç file bekçisi, Sivasspor maçıyla birlikte bu sezon ligde ilk kez ilk 11'de yer buldu.

DENİZ, HAFTALAR SONRA YEDEKTE

Zico, ligde 13 haftadır ilk 11'de görev verdiği Deniz'i de uzun bir sürenin ardından yedek soyundurdu.

Lugano'nun kart cezalısı olması, Edu'nun da sakat olması nedeniyle forma giyemediği maçta savunmada mecburi değişime giden Zico, kupa maçında Gençlerbirliği karşısında ilk 11'de görevlendirdiği Serkan'ı yine savunmanın sağında görevlendirirken, savunmanın ortasında Önder-Can ikilisi görev aldı.

Sarı-lacivertlilerde sakatlığı geçen Kerim de 13 haftalık bir aradan sonra ligde 18 kişilik maç kadrosuna girdi.

PANKARTIN YERİ DEĞİŞTİRİLDİ

Maraton üst tribünde maç öncesi tribün korkulukları önünde, Fenerbahçeliliğiyle bilinen Sivasspor Kulübü Başkanı Mecnun Otyakmaz için açılan pankartın, maçtan yaklaşık 40 dakika önce yeri değiştirildi.

"Mecnun Başkan seninle gurur duyuyoruz" yazılı pankart, stat özel güvenlik birimleri tarafından bulunduğu yerden kaldırılarak Migros kale arkası tribününe taşındı.

Fenerbahçe'nin Migros tribününde AZ Alkmaar maçında bıçaklı kavga olayına adları karışan Genç Fenerbahçeliler Grubu ile Esenler Grubu'dan, Esenler Grubu, diğer kale arkası tribün olan Telsim tribününde "Esenler Aziz Başkanı gönülden sever" yazılı pankart açtı.

Fenerbahçeli taraftarlar, Maraton üst tribünün sağında tribün korkuluklarına "Seyrantepe'yi bırak Kyoto'ya bak" yazılı pankart astı. Sarı zemin üzerine lacivert renkte yazılan pankartdaki Seyrantepe yazısının "rant" kelimelerinin kırmızıyla yazıldığı görüldü.

Maç, vefat eden Fenerbahçe'nin ve milli takımın eski oyuncusu ve Fenerbahçe Kulübü üyesi Melih Ilgaz için saygı duruşuyle başladı.

AZ Alkmaar maçında kavga çıkan Migros kale arkası tribününde yine çok sayıda özel güvenlik biriminin konuşlandırıldığı görüldü.

PROTESTO AMACINA ULAŞMADI

Sarı-lacivertli taraftarların, kötü sonuçlar nedeniyle takımı protesto için maçın ilk dakikalarında yapmayı planladığı protesto, tribünlerin farklı davranması nedeniyle amacına ulaşmadı. Bazı tribün gruplarının maç başlayınca tezahürat yapmadığı görülürken, bazı gruplar desteğini sürdürdü.

Tribünlerde ayrıca, "barış"ı ifade eden beyaz bayraklar açıldığı görüldü.

SİVASSPOR DAĞITILAN KADRODAN FARKLI SAHAYA ÇIKTI

Sivasspor, maç önce basın tribününden dağıtılan kadroda yazan ilk 11'den bir oyuncu farklı sahaya çıktı. Basın tribününde dağıtılan maç kadroları listesinde ilk 11 kişilik kadroda görülen 18 numaralı Serdar Topraktepe sahada yer almazken, bu futbolcunun yerine 32 numaralı Gürhan'ın ilk 11'de olduğu görüldü.

4/3/2007

Kartal'ın sambası

Beşiktaş, Brezilyalı yıldızları Bobo ve Ricardinho ile zafere uzanırken, Cimbom’a Emre’nin golü yetmedi. Kartal bu galibiyetle sarı kırmızılıları sollayıp, 2. sıraya çıktı.

 
  BEŞİKTAŞ ile Galatasaray arasındaki 2007 yılının ilk büyük derbisinde gülen taraf, siyah beyazlılar oldu. Brezilyalı futbolcuları Bobo ve Ricardinho’nun golleriyle 3 puanın sahibi olan Kartal, hem lig şampiyonluğu yarışındaki iddiasını güçlendirdi, hem de 4 maçtır sürekli yenildiği rakibi karşısındaki şanssızlığına son verdi: 2-1.

  Erik Gerets’in sahaya çıkardığı Galatasaray kadrosu, maçı her türlü sürprize açık hale getirmişti. Song, Hasan Şaş, Ümit Karan, İnamoto, Hakan Şükür, Orhan, İliç ve Cihan gibi asların yerlerine oynayan futbolcuların nasıl bir performans göstereceğini kimse tahmin edemiyordu. İlk 45 dakikada Beşiktaş topla daha çok oynayan taraf olmasına rağmen oyunun kontrolünü eline geçiremedi. Bunun sebebi pas hatalarının normalin çok üstünde seyretmesiydi.

Galatasaray ise, eksiklerinin çokluğu yüzünden klasik oyun düzeninden çok farklı bir görüntüdeydi. O bildik, bol gol pozisyonuna giren Cimbom’dan eser yoktu.

Beşiktaş, 25. dakikada ilk ciddi atağını geliştirdi. Delgado’nun soldan ortasında Bobo’nun kaleye vurduğu top Nobre’nin sırtına çarpınca siyah beyazlılar mutlak bir golden oldu. 29. dakikada Arda’nın pasında altı pas çizgisi üstünde topla buluşan Necati’nin vuruşu autla sonuçlandı.

31. dakikada Delgado ile gelişen atakta Ricardinho’nun ceza alanına yaptığı ortaya Tomas’ın yanından mükemmel yükselen Bobo, kafayla topu filelere gönderdi: 1-0.

Necati atamadı

41. dakikada İbrahim Üzülmez’in ortaladığı topa Bobo, boş kale yerine auta attı. 43. dakikada Necati, ceza alanında karşı karşıya kaldığı Runje’yi geçemeyince, devre 1-0 sona erdi. İkinci yarıda daha tempolu bir mücadele izledik. Galatasaray’ın beraberlik golü için riske girip yüklenmesi, Beşiktaş’ın buna hızlı akınlarla karşılık vermesi maçı daha zevkli hale getirdi. Sarı kırmızılılar, 63. dakikada ders gibi bir golle eşitliği yakaladı. Arda’nın sol kanattan kullandığı korner atışında Beşiktaş defansının uyuya kalmasını affetmeyen Emre, kafayla Runje’yi mağlup etti: 1-1.

Ricardinho bitirdi

72. dakikada Burak’ın sağdan yaptığı ortaya yükselen Bobo’nun kafa vuruşunu, günün başarılı isimlerinden Mondragon, mükemmel bir hamleyle bloke etmeyi bildi. 83. dakikada Ricardinho’nun sağ taraftan kullandığı korner atışına yükselen Mehmet Güven, topa elle müdahale edince hakem Fırat Aydınus penaltı noktasını gösterdi. Atışı kullanan Ricardinho, Beşiktaş’ın galibiyet golünü attı: 2-1.

BEŞİKTAŞ

1 Runje(6)

58 İ.Toraman(6)

4 Mustafa(6)

41 Koray(7)

2 Serdar(6)

55 (Dk.74 İ.Akın5)

8 Baki(6)

19 İ.Üzülmez(6)

17 Ricardinho(6)

10 Delgado(6)

7 (Dk.67 Burak 7)

11 Nobre (6)

53 (Dk.87 Fahri)

13 Bobo (8)

Şut: 15 / Kaleyİ Bulan ŞUT: 5 Serbest AtIŞ: 35 / PenaltI: 1 Korner: 3 / ORTA: 17, Faul: 19 Ofsayt: 2 / Gol Pozisyonu: 7 Topla Oynama ORANI: %49

GALATASARAY

1 Mondragon(6)

55 Sabri(5

2 Tomas(5)

21 Emre(6)

67 Ergün(6)

7 Okan(7)

18 Ayhan(6)

24 M.Güven(6)

66 Arda(5)

16 (Dk.84 Carrusca)

10 Necati(5)

28 (Dk.76 Tolga)

58 H.Kabze (5)

99 (Dk.67 Ümit 3)

Şut: 8 / Kaleyİ Bulan ŞUT: 4 Serbest AtIŞ: 21 / PenaltI: 0 Korner: 4 / ORTA: 14 / Faul: 27 Ofsayt: 8 / Gol Pozisyonu: 3 Topla Oynama ORANI: %51

STAT: BJK İnönü HAKEMLER: Fırat Aydınus (8), Serkan Ok (8, Alpaslan Dedeş (8 GOLLER: Dk.31 Bobo, Dk.83 Ricardinho (Beşiktaş) Dk.62 Emre (Galatasaray) SARI KARTLAR: Dk.7 Emre, Dk.70 Nobre, Dk.90+3 Fahri (Beşiktaş), Dk.74 Ayhan, Dk.77 Arda, Dk.82 Mehmet, Dk.90+2 Ümit, Okan (Galatasaray)

26/2/2007

Adamın dublörü bile var

İşte Dilmen’in dünyanın en pahalı futbolcusu hakkındaki yorumu: "O çok başka bir dünyada yaşıyor. Birebirken futbolcu ama dışarıda menajerleri ve hukukçuları onun çevresinde ayrı bir duvar örüyor. Adamın dublörü bile var." 

Beckham’la birlikte oynadığınız reklam, kaçıncı reklam filminiz oldu?
- Altıncı reklamım oldu herhalde. Hepsi kendine has özellikleri olan reklamlardı, ama en son reklamımda konu futbol olunca daha rahat hareket ettim. 

Sizin veya Beckham’ın bu reklam filmi için özel şartlarınız oldu mu?
- Reklamın senaryosunu okuduk. Düzeltmemize hiç gerek kalmadı. Kendi adıma özel bir şartım olmadığını söyleyebilirim.

Reklam filmindeki Ahilik selamı konusunda ne diyeceksiniz?
- Benim için zaten sorun yoktu. Elin göğüste olması bizim geleneklere uygun. Hani eyvallah der gibi hepimiz zaman zaman yapıyoruz. Belki Beckham için sorun olabilirdi ama o da hayır dememiş.

Beckham ile saatlerce birlikteydiniz. Aranızda nasıl bir diyalog geçti?
- Benim bölümüm 14.00’te başlayıp, 22.00’de bitti. Beckham’ınki ise 20.00’de bitti. İkimiz de stada saat 13.00 gibi gittik. İkimiz için de stada karavanlar getirmişler. İki futbolcu yan yana gelirse ne konuşur? Tabi ki, futbol. Beckham, Kezman’ı sordu, Song’u sordu. Türk futbolunu yakından takip ediyormuş, birçok oyuncuyu biliyor. Kim lider onu da biliyor. Beckham’ın diğer oyunculardan farkı var. O, çok başka bir dünyada yaşıyor. Futbolcu ama birebirken futbolcu. Ancak medyanın önüne çıkınca, menajerleri, hukukçuları onun çevresinde ayrı bir duvar örüyor. Mesela yoldan geçen biri gelip "Bir fotoğraf çekelim" diyemiyor. Ama Robinho ile çekebilirsiniz. Beckham artık futbolun dışına çıkmış. Birebirken tamam futbolun içinde, ama sohbeti bitirip karavandan çıktığımızda her şey değişiyor. Beckham sormayın demiyor ama aradaki insanlar engelliyorlar ve ona soru bile sordurmuyorlar. Forma istemek falan da yok. Forma istiyorsanız hemen sizi listeye alıyorlar, uygun görülüyorsa gönderiyorlar. Abartılı biraz da. Bizde öyle bir şey yok. Elimizde forma varsa hemen veririz. 

Çekimler sırasında sizi etkileyen bir olay oldu mu?
- Tekrarlar tabii oyuncuyu sıkar. Ama bu reklamda ne ben sıkıldım ne de Beckham. Beckham markası gerçekten farklı. Adamın dublörü bile var. İngiltere’den aynı Beckham’a benzeyen ikinci ligden bir oyuncu getirmişler. Hani sonuçta futbolcudur, bileği döner, bir aksilik olur, frikik atamaz diye... Ama ihtiyaç olmadı. Adam oturdu kahvesini içti gitti. Beckham önümüzdeki aylarda Gillette firması adına Türkiye’ye gelecek. Ben de onu misafir edeceğim.

GALATASARAY HEDEFLERİ BÜYÜTTÜ

Peki, Beckham çekim sırasında nasıldı?

- Rahat. Onun en çok rahat olduğu bölümler çekim olmadığı, birebir kaldığı bölümler. Çünkü çekim başladığı andan itibaren çevresinde sürekli birileri ve bir perde var.

Türk futbolcuları ile Beckham arasında nasıl bir profil farkı çizersiniz?
- Beckham’ı Türkiye’deki sporcularla kıyaslamak istemiyorum. Aslında Beckham ne Real Madrid’in ne de başka bir kulübün oyuncusu. O farklı bir kişilik. Futboluyla gündeme gelen bir oyuncu değil. Ronaldinho’nun dahi bu kadar kapalı olacağını ve çevresinde böylesine büyük bir duvar olacağını zannetmiyorum. Ancak onun için "Çok iyi futbolcu değil ama yakışıklı" gibi garip cümleler kuruluyor. Hiç kimse iyi futbolcu olmayan birini Real Madrid ve İngiltere Milli Takımı’nda oynatmaz. 

En beğendiğiniz yerli ve yabancı futbolcular kimler?
- Pele’yi izleme şansım olmadı ama Maradona’dan büyüğü daha gelmedi. O, 1 numaraydı, çok farklıydı. Türkiye’de ise Emre Belözoğlu’ndan sonra pek çıkış yapan oyuncu olmadı. Sadece Tuncay var. Arda da çok farklı bir oyuncu. Sanki 28 yaşında, tecrübeli bir futbolcu gibi oynuyor.

Sizce kulüplerimizin Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kazanma ihtimali var mı?
- Şampiyonlar Ligi’nde Türk takımlarının şampiyonluğunu hayal olarak görüyorum. Bu yarışta, yayıncı kuruluştan sen alıyorsun yılda 10-13 milyon dolar, Avrupa’da ise en az 4-5 kulüp 100 milyon dolar alıyor. Sen onunla nasıl yarışacaksın? Mümkün değil! Chelsea’nin elinde Drogba var, gidiyor Shevchenko’yu alıyor. Türkiye’de Galatasaray hedefleri çok büyüttü ama bir de hayatın gerçekleri var. Bence Türk futbolu kötü değil ama örneğin kulüplerimiz PSV’den bile iyi değil. O yüzden durumumuzu bilmemiz lazım. Şampiyonlar Ligi finali oynamamız mümkün değil.

NEBRE MİLLİ TAKIMDA OYNAMALI

Milli Takım’da Türkleştirilmiş yabancıya ihtiyaç var mı?
- Dünyada olduğuna göre bizde de olabilir. Mert Nobre de oynamalı. Çünkü Hakan Şükür yaşlandı. Fatih Tekke farklı ligde oynuyor, Rusya’da şimdi ölü sezon. Ancak Mert Nobre hazır durumda. Bir de Nobre’nin Türk olmayı istemesi güzel bir şey. Milli takımda forma versinler diye Türk olmadı ki, sonuçta sevmiş burayı Türk olmuş. Oynamak istiyor.

Milli takımın Avrupa Şampiyonası’ndaki şansını nasıl görüyorsunuz?
- Bu gruptan rahat çıkarız. Avrupa Şampiyonası’nda yarı finale kadar çıkacağımızı düşünüyorum. 

Kritik maçımız var mı?
- Birinci ve ikinci Türkiye, Yunanistan ve Norveç’in arasından çıkacak. Ama biz onlardan daha iyi takımız. Yunanistan’a kaybetsek bile gruptan çıkabiliriz. Çünkü Macaristan maçı, bizim için kilit karşılaşmaydı. Onu geçerek kredi kazandık.

OSIECK BÜYÜK ANTRENÖRDÜ

Türk futbolunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Türk futbolunda en büyük tehlike, savunmaların, topla çıkarken çok gol yemeleri. Organize ataktan gol göremiyorsunuz fazla. Eskiden forvetlere adam markajı veriliyordu şimdi artık savunmacı oyunculara bile adam markajı yapılıyor. Antrenörler, alan savunması yapıyorum derken herkesin başına bir adam veriyor. Antrenörlerin çoğu artık iyi futbolu düşünmüyor. Çünkü üç maç kaybedersem giderim korkusuyla yaşıyorlar. 

Peki, beğendiğiniz antrenörler?
- Çalıştığım her antrenörden bir şeyler kaptım. Fatih Terim çok önemli bir isim. Holger Osieck’in büyük antrenör olduğunu, Guus Hiddink’ten çok şey öğrendiğimi söyleyebilirim. Bunun gibi daha birçok isim var.

ŞİMDİ OYNASAYDIM 20 REKLAM ÇEKERDİM

Son dönemde sahalarda yaşanan şiddet olaylarının önüne geçmek için neler yapılabilir?
- Seyircisiz oynama, saha kapatma cezaları çözüm değil. Başka çözümler bulmalıyız. Şu an futbolumuzda büyük bir kaos var. Ya hemen seçim yapılmalı ya da Haluk Ulusoy’la devam edilmeli. Seçimin hazirana ertelenmesi kaostur. 

Sizin formasını giydiğiniz Fenerbahçe ile şimdiki Fenerbahçe arasındaki fark ne?
- Her dönem kendi içinde farklılıklar gösteriyor. Belki 10 sene sonra bugünün oyuncusu da keşke şimdi oynasaydım diyecek. Çok şükür geçmişimle gurur duyuyorum. Bugünkü oyun kuralları benim gibi çabuk oynayan forvet oyuncularının lehine. 

Şimdi oynasanız ne olurdu?
- Herhalde şu ana kadar 20 reklam filmi çekerdim. Tabii futbolcu olarak.

Bülent BOĞ - Hürriyet

 
Özel röportaj

26/2/2007

Vur başını taşlara: 0-1

Antalyaspor karşısında AZ Alkmaar sendromunu atamadığı gözlenen sarı-lacivertli takım, sahada gezindi durdu, taraftarına yine saç-baş yoldurttu. Ev sahibi ise iyi futbolunun karşılığını Ali Bilgin'in golü ve 3 puanla buldu

Zico, Alkmaar maçını son 3 dakikada verdikten sonra o kadar çok eleştiri aldı ki, bu kez ne pahasına olursa olsun değişikliklerde erken davrandı. Ama o da fayda etmedi. 55. dakikada Fenerbahçe bir gol yemiş, bir de direğinden dönen topla abandone durumdaydı. Sarı lacivertliler ilk yarıdaki anlamsız oyununa ikinci yarının hemen başında yediği golle devam edecekti. Zico göz kırpmadan yaptığı değişikliklerin sonucunu göremiyordu. Olcan'ın, cezalı Tuncay'ın yerine geçtiği sol kanatta, Tuncay kadar hareketli olmasa da icraatı neredeyse onunki ile aynıydı. Hatta hataları bile birbirini tutuyordu. AZ Alkmaar maçından yıpranmış dönen Fenerbahçe'nin, ligdeki rakiplerinin aldığı kayıplar nedeniyle bile neşesi yerinde değildi. Takati yoktu. Asık suratlı, bezgin bir takım vardı sahada. Fenerbahçe'nin futbolu, üç gün öncesine göre neredeyse tabana vurmuştu.

 Antalyaspor, ilk yarının yüzde 75'inde top kullanmayı başarıyordu da, takımın doğası gereği zaten öyle aman aman gol pozisyonuna girecek hali de yok görünüyordu. Doğal olarak da ortaya sıkılası bir futbol çıktı. İlk yarı boyunca "net" diyebileceğimiz bir tek pozisyon yaşadı Fenerbahçe. Ve bu pozisyonda Kezman, inanması zor bir şekilde golü atamadı. İkinci yarıda da bir tek pozisyon, Fenerbahçe bu kadar kısırlaşmıştı işte gol girişiminde. Koca ilk 45 dakikaya sığdırabildikleri bu tek organize, estetik ve hızlı gol atağından yararlanamayan Fenerbahçe, böylece ikinci yarıya daha sıkıntılı giriyordu. Oyuna Semih'in girmesi ile birlikte beş forvetli hale dönüşen Fenerbahçe yine de atak geliştirmekte sıkıntı yaşıyordu. Lugano'nun geriden toplayıp ileri sürüklediği toplar, Tümer, Deivid, Alex ile buluşsa da etkileyici atağa dönüşemeden Antalyasporlular tarafından geçiştiriliyordu. Çöküntünün dakikalar ilerledikçe kendini hissettirdiği Fenerbahçe'de Alex'in boş alanlara kaçıp top almasına karşın forvete geçirememesi, sonradan oyuna giren Deivid ile Semih'in rakip savunmaya baskı yapamaması, Tümer ve Appiah'ın pas tutmayan oyunları, atakların hep ortada kalmasına neden oldu. Rize'de yenildiği zaman bile Fenerbahçe bu kadar sıradan oynamamıştı. Alkmaar maçının yıkıntısı, Fenerbahçe'nin futbolunu da bitirme noktasına getirmişti, bu apaçık görüldü.

 MAÇIN ADAMI

 Ali Bilgin Antalyaspor'un daha çok atak oynadığı maçta Ali Bilgin zor bir gol attı. Sağ tarafta oyunu iyi düzenledi. Karşıladığı Fenerbahçelileri sürekli hataya zorladı. Kimi zaman Kezman ile kimi zaman da Alex ile girdiği mücadelelerden galip çıktı. Takımının en diri adamıydı.

MAÇIN DAKİKALARI
16 Uğur sağdan muz diye tabir edilen bir orta yaptı. Volkan'ın hemen yanında Ahmet Dursun bu topa dokunamadı.
26 Olcan kısa pasla Alex'e topu geçirdi. Alex bekletmeden soldaki ve boştaki Kezman'ı gördü. Kezman, Cordoba ile karşı karşıya kalmasına karşın, topu kaleciye emanet etti.
 40 İlyas ileri kat eden Zitouni'nin önüne top attı. Zitouni, Önder ve Lugano'ya rağmen kaleye sokuldu ve şutunu attı, ancak top yan ağlara takıldı.
47 Volkan'ın ortaladığı top savunmadan sekip Ali Bilgin'in önüne düştü. Bu oyuncu kaleyi sağ çarprazdan gören yerden düzgün vurdu: 1-0.
54 Coşkun topla buluşur buluşmaz vurdu. Top Volkan'ı geçip, kale direğinden geri geldi, Zitouni'nin yeniden vuruşunu Volkan çeldi, boştaki topa Coşkun ağlara yolladığında ofsayt pozisyonundaydı.
 67 Alex frikik atışı kullandı. Deivid yatarak kafayı vurdu, top ağlara gitmek üzereyken Cordoba sahneye çıktı ve uçarak topu kornere attı.
 80 Ümit ile Ali Bilgin arasında kalan topa yardımcı hakem Timur Direkler penaltı kararı verirken orta hakem Vedat Yüksel Ali Bilgin'e elle oynadığı için düdük çaldı.
89 Lugano'nun yakın mesafeden vurduğu kafa şutunu Cordoba uçarak filelere gitmeden kaptı. *** Vural'ın isyanı! Antalyaspor Genel Direktörü, Türk teknik adama güvenilmediğinden yakındı, "Neden hiçbir Türk, Bernabeu'da anılmıyor?" diye yakındı Teknik direktörlük kariyerinde düne kadar 26 kez Fenerbahçe'nin karşısına çıkan Antalyaspor Genel Direktörü Yılmaz Vural, 27. maçı da kazandı, sarı - lacivertlilere karşı 14-11 üstünlük kurdu. Üç büyüklere karşı kazandığı her maçın ardından gündeme geldiğini belirten Vural, sözlerini şöyle sürdürdü: "Artık Fenerbahçe'nin başına geçersem 3 yıl üst üste şampiyon yaparım, demiyorum. Çünkü alay konusu oluyor. Biz değil, başkalarının bizi üç büyüklere yakıştırması gerekiyor. Beni istemiyorlar. Benim arkamda kimse durmadı, kimse tavsiye etmedi. Yardım da istemiyoruz." Yabancı çalıştırıcılara duyulan güvenin, Türk hocalara gösterilmediğini de belirten Yılmaz Vural, "Açıkçası ben kendimi bir Türk antrenör olarak da görmüyorum. Avrupa'nın en ünlü spor okulundan mezun oldum. Bu imkanlarla benim yaptığım işi yapabilen varsa gelsin, görelim. Niye bir Türk, Bernabeu'da anılmıyor? Biz çıkalım bu platforma" yorumunu yaptı.

Zico diken üstünde Brezilyalı hocanın, Antalyaspor maçı öncesi yönetime, kendisine güven duyulmaması halinde görevi bırakabileceğini söylediği ancak destek aldığı öğrenildi. Antalya yenilgisi ise Zico'nun üzerindeki kara bulutları daha da çoğalttı Fenerbahçe Yönetimi'nin, Antalyaspor maçı öncesi Teknik Direktör Zico ile özel bir görüşme yaptığı öğrenildi. Brezilyalı hocanın, AZ Alkmaar'a elenmelerinin ardından hakkındaki eleştirilerden bunaldığı ve yöneticilere kendine güven duyulmaması halinde görevi bırakabileceğini söylediği ileri sürüldü. Asbaşkan Nihat Özbağı'ya ait olan Miracle Otel'deki zirvede Başkan Aziz Yıldırım'ın Zico'ya tam destek verdiği öğrenildi. Yıldırım'ın "Eleştirilere kulak asma. Sana düşen takımı lig ve kupaya motive etmek, bozulan moralleri yerine getirmek" dediği bildirildi. Ancak Antalyaspor yenilgisinin Fenerbahçe'deki bu gergin ortama tuz biber ektiği, gelişmelerden Zico'nun bir hayli rahatsız olduğu belirtildi. Teknik Direktör Zico, karşılaşma sonrası yaptığı açıklamada ise "Kötü bir performans sergiledik. Rekor sayıda pas hatası yaptık. Hafta içindeki UEFA maçından sonra mental, duygusal, fiziksel olarak bir yorgunluk yaşıyoruz. Bu nedenle Antalyaspor ikinci yarıda fizik üstünlüğü ele geçirdi. İkili mücadelelerden galip çıktı. Buldukları bir golle de maçı bitirmeyi başardılar. Henüz bir şey kaybetmiş değiliz. Kendi oyunumuza bakıp bu yorgunluğu üzerimizden atmalıyız. Ancak lig ile UEFA arasında fazla zaman olmaması bizi etkiledi" dedi. Yönetime gönderme Brezilyalı hoca, "Devre arasında takviye yapılsaydı daha iyi olmaz mıydı" şeklindeki soruya, "Elbette yararlı olabilirdi. Ancak eğer olsaydılarla uğraşamayız. Tabii ki bu kadar sakatlık olacağını hesap etmemiştik. Bunun sıkıntısını yaşıyoruz" yanıtını verdi. Zico oyunculara yardımcı olacak kişinin kendisi olduğunu da belirtti, "Bugünkü durumda oyunculara gereken müdahaleleri ben yaparım. Eğer yönetim bunları yapacak olsaydı benim burada olmamam gerekirdi" diye konuştu. Brezilyalı hoca, AZ Alkmaar Teknik Direktörü Louis van Gaal'ın kendisine yönelik eleştirileri için de "Görüşleri kendine aittir. Ancak bizi şov yaparak mı elediler ki, böyle konuşuyor. Oysa iki maçta yenemediler bile. Ben olsaydım birinin arkasından değil yüzüne karşı konuşurdum" ifadesini kullandı. Appiah sonunda isyan etti Geçen sezonki performansını mumla aratan Fenerbahçe'nin yıldız oyuncusu Appiah, maçtan sonra ilginç açıklamalar yaptı. Ganalı yıldız, "Neden bu kadar formsuzsun?" sorusuna, "Çünkü kendi yerimde oynamıyorum. Yorgunluk bahane" yanıtını verdi. Appiah, "Evet kötü bir dönem geçiriyoruz. Ancak bu her takımın başına gelebilir. Eksiklerimizi düzeltip yolumuza devam edeceğiz. Hâlâ şampiyonluk için büyük avantajımız var. Artık önümüze bakacağız" dedi.

 Taraftardan protesto Antalya'dan eli boş dönen Fenerbahçe'yi bir grup taraftar havalimanında karşıladı. Başta Teknik Direktör Zico ve kaleci Volkan olmak üzere tüm takımı protesto eden sarı-lacivertli taraftarları menajer Volkan Ballı yatıştırmaya çalıştı. Taraftarlar Zico'ya "go home" diye bağırırken, ellerindeki 100. yıl piyango biletlerini göstererek, "Sizler için verdiğimiz paralara haram olsun" dediler. Bu arada Antalya Havalimanı'nda bir grup taraftar Volkan'a küfür etti. Taraftarların üzerine yürüyen genç kaleciyi arkadaşları sakinleştirdi. Evren şikayetçi Marmaris Fenerbahçeliler Derneği'nin düzenlediği 100'üncü Yıl Balosu yapıldı. Pineta Otel'de düzenlenen baloya 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in yanı sıra Muğla Valisi Mustafa Temel Koçaklar, 2. Başkan Nihat Özdemir, Derneklerden Sorumlu Asbaşkan Mithat Yenigün ve kalabalık bir davetli topluluğu katıldı. Gecede konuşan Kenan Evren, "Bir zamanlar ben de rahat rahat maç izleyebiliyordum. Ancak Fenerbahçe mağlup olduğu zaman üzülüyorum. Bir bakıyorum tansiyonum 16-17'ye çıkıyor. Bu yüzden sağlığımı düşünerek artık izlemiyorum" diye konuştu. Tarihi yenilgi! Fenerbahçe, Antalyaspor'a yaklaşık 9 yıl sonra yenildi. Rakibine en son 1988 - 1999 sezonunun 11. haftasında 1 - 0'lık skorla mağlup olan sarı - lacivertli takım, daha sonra oynanan 8 maçı da galip bitirmişti. Fenerbahçe dün akşam maç boyunca sadece 6 şut attı. Bunlardan üçünde isabet kaydeden sarı - lacivertli takım, bu sezonun en az şut attığı maçını oynadı. Antalyaspor ise beşi isabetli 17 şut attı. Ligin ilk 13 haftasında 30 gol atarak 2,3 ortalama yakalayan Fenerbahçe son 9 maçta yalnızca 10 kez rakip ağları salladı ve gol ortalamısını 1,1'e düşürdü.

Milliyet

22/2/2007

Türkiye güveniyor

Yüzde 69 eler

Milletvekili, spor adamları, yazarlar ve sanatçıların katıldığı anketten Kanarya'nın ilk maçtaki 3-3'lük dezavantaja rağmen Hollanda'dan turla döneceği görüşü çıktı. Sarı-Lacivertli takımın eli boş döneceğine inananların oranı ise sadece yüzde 31 oldu.

Kanarya'ya güven tam
Fenerbahçe'nin UEFA Kupası 3. tur rövanş maçındaki şansını yorumlayan ünlüler, Kanarya'nın karşılaşmayı kazanacağına inanıyorlar. TAKVİM'in milletvekili, spor adamları, yazarlar ve sanatçılardan oluşan 100 ünlüyle yaptığı ankete katılanların yüzde 69 gibi büyük çoğunluğu Sarı-Lacivertli ekibin deplasmandaki zorlu karşılaşmadan yüzünün akıyla çıkacağını düşünüyor. Fener'in AZ Alkmaar'ı eleyemeyeceğini düşünenlerin oranı ise yüzde 31.

'28 kişi 2-1 Kazanır' dedi
Kanarya'nın tur atlayacağını düşünen 69 kişinin 29'u skorun 2-1 olacağını tahmin ederken, 15 kişi karşılaşmanın 1-0, 8 kişi de 3- 1 Fener lehine olacağı iddiasında bulundu. Anketimize katılan 25 ünlü yazarın 15'i Fener'in turu geçeceği yönünde oy verirken, 10 kişi Kanarya'nın eleneceğini tahmin etti. Sanatçı ve mankenler arasında ise Fener'e güvenenlerin oranı daha fazla oldu. Şov dünyasının 22 ünlüsünün 17'si Kanarya lehinde tahmin yaptı.

Takvim

22/2/2007

Haydi Fener

Yenerlerse tarih yazacaklar




Fenerbahçe 3-3'ün rövanşında Hollanda takımı AZ Alkmaar'ın karşısına çıkıyor. Saat 19.45'teki maçı Fener kazanırsa ilk kez UEFA'da 4'üncü tura çıkacak. Tur için galibiyet veya 4-4 ve üstü beraberlik şart.

Siftah peşinde

F.Bahçe, UEFA Kupası 3. tur rövanşında Alkmaar deplasmanına çıkıyor. Kanarya yenerse Hollanda'da ilk galibiyetini alacak ve ilk kez UEFA'da son 16'ya kalacak.

Avrupa'daki tek temsilcimiz Fenerbahçe, bugün kendisi adına tarihi önem taşıyan bir maça çıkıyor. UEFA Kupası üçüncü turunda, Kadıköy'deki 3-3'lük maçın rövanşında Alkmaar deplasmanına çıkacak olan sarı-lacivertli takım, Hollanda takımlarına karşı dış sahada ilk galibiyetini almayı hedefliyor. F.Bahçe bunu başarırsa bir başka siftah da kendiliğinden gelecek ve Kanarya, tarihinde ilk kez UEFA Kupası'nda son 16'ya kalacak. Bu tur geçildikten sonra Fenerbahçeliler, 100. yıl hedefleri olan UEFA Kupası finaline ve hatta şampiyonluğuna bir adım daha yaklaşmış olacaklar.

KAZANMAK ŞART OLDU

F.Bahçe'nin bu turu geçebilmesi için en kestirme yol, rakibini mağlup etmesi. Çünkü beraberlik hesapları Hollanda ekibinin lehine... 3-3 biten ilk maçın ardından Hollanda'da alınabilecek 0-0, 1-1 ve 2-2'lik beraberliklerde AZ Alkmaar turu geçen taraf olacak. 3-3'lük bir skorda maç uzatmaya gidecek. Maçın berabere bitmesi durumunda F.Bahçe'nin tur atlayabilmesi için mücadelenin 4-4 veya daha gollü bitmesi gerekiyor. Bu nedenle sarı-lacivertli ekip, 1-0 da olsa bu maçı kazanarak işi uzatmadan, karışık hesaplara bırakmadan turu geçebilir.

Arama Motorları
Google Adsense
Banka EFT kodları

Bedava Web Alanları Çizgi Roman Siteleri Dernekler Devlet Siteleri Ekonomi Siteleri Gerekli Siteler İnternet Üzerinde Arama Linkleri
İslamı Siteler Java Cripts İle İlgili Bilgi Veren Linkler Kendi Bannerleriniz Kendiniz Hazırlayabileceğiniz Linkler Medya Linkleri Magazin Siteleri Online Elektronik Sözlük Siteleri Online Sözlük Siteleri Online Yabancı Sözlük Siteleri - Spor Siteleri Software & Download Tasarımla İlgili En Popüler Linkler Teknolojik Bilgi İçeren Linkler
Blogcu ile yapıldı