« Önceki | Sonraki »

21/9/2008

Akman’ın yalanları

Mansur Çelik

Almanya'daki Deniz Feneri davasında yargıcın skandalın 'başsorumlulardan biri' olarak işaret ettiği RTÜK Başkanı Zahid Akman'ın, hakkındaki suçlamalarla ilgili yaptığı açıklamalar ile belgeler arasında ciddi çelişkiler var

Almanya'da "yüzyılın dolandırıcılığı" olarak nitelenen Deniz Feneri e.V. davasında, yargıcın "Türkiye'deki başsorumlular" arasında adını saydığı RTÜK Başkanı Zahid Akman'ın açıklamaları ortaya çıkan belgelerle teker teker yalanlandı.
Almanya'dan çıkan mahkûmiyet kararının ardından, dolandırıcılığın Türkiye ayağına yönelik tartışmalar artarken, gözler Akman'a çevrildi. Bu süreçte Akman'ın yaptığı açıklamalarla ortaya çıkan belge ve bulgular arasındaki ciddi çelişkiler de su yüzüne çıktı.

'Fahri üyeyim' demişti
Son olarak Almanya'da kurulan kooperatif yolsuzluğundan hakkında soruşturma açıldığı ortaya çıkan Akman, 1300 kişiden ve devletten alınan paylarla birlikte toplam 8.5 milyon euro'nun dolandırıldığı saptanan OFWG e.G. kooperatifinin "fahri üyesi" olduğunu açıkladı.
CHP'liler de Akman'ın adının, RTÜK üyesi ve başkanlığı döneminde kooperatif yazışmalarında "yönetim kurulu üyesi" olarak geçtiğini resmi belgelerle ortaya koydu. Ardından Frankfurt Bölge Mahkemesi Basın Sözcüsü Savcı Doris Möller Scheu, Akman'ın kooperatif yolsuzluğuyla ilgili soruşturmada sanık olduğunu, dolandırıcılık ve hileli iflasla suçlandığını açıkladı. 

'Ticari faaliyetim yok'
3 Eylül’de düzenlediği basın toplantısında, 3.5 yıldır hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını belirten Akman, Deniz Feneri e. V. davasında adının geçmesiyle ilgili olarak da şunları söyledi:
“Alman makamlarınca, Türk makamlarına hakkımda iletilmiş bir talep yoktur. İddiaları destekleyen en ufak bir delil olsaydı, en azından şahsım hakkında bir soruşturma açılmış olması ya da iddianamenin sanıkları arasında ismimin geçmesi gerekirdi. Fakat bunların hiçbiri olmadığı halde sırf itirafçı sanığın iddialarına dayanarak bu iftiraları ekranlara ve manşetlere taşımak etik değildir.”
Bunun yanında diğer bir iddia da ticari faaliyetlere devam ettiğimdir. 3.5 yıldır ne yurtiçinde ne de yurtdışında hiçbir ticari faaliyetim yoktur. Bu hususlar resmi kayıtlar ile sabittir."
Bu açıklamaya rağmen Akman'ın RTÜK üyesi olmasından sonra da Deniz Feneri e.V. ile yakın ilişki içinde bulunan 4 ayrı Alman şirketinde (Weiss Handels-und Investment GmbH, Euro 7 Fernesh Marketing, Atlas Media Marketing ve European Consulting Marketing) yöneticilik yaptığı ortaya çıktı. Ayrıca Akman’ın, 11 Eylül’de Habertürk televizyonuna yaptığı açıklamada kesin bir ifadeyle, “Almanya’daki Deniz Feneri e.V davasının iddianamesinde benim ismim geçmiyor” demesine karşın, adının iddianamede tam 34 kez geçtiği belirlenmişti.

Yeni ortaklıklar çıktı
Bu sıcak tartışmaların üzerinden 2 hafta geçmeden,  bu kez Akman'ın Hayat Yapı Ticaret ve Yatırım Limited Şirketi’nde ortak olduğu anlaşıldı. Alman yargısının Türkiye’deki başsorumlulardan biri saydığı Kanal 7’nin Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman ile kardeşi Turgut Akman ve Hamide Ceylan'ın da (eski RP Milletvekili Hasan Hüseyin Ceylan’ın eşi) şirketin diğer ortakları olduğu, önceki gün Hürriyet gazetesi tarafından ortaya konuldu. 

Armada'da 5 yıldır hissedar
Beş yıl önce şirketteki kardeşi Turgut Akman’ın hisselerini devralan Akman’ın bu ortaklığının devam ettiği, Türkiye Ticaret Sicili gazetesinin 8 Şubat 2008 tarihli nüshasında yayımlandığı saptandı.
Son olarak Akman'ın RTÜK Başkanlığı görevini sürdürmesine rağmen Ankara'nın en ünlü alışveriş merkezi olan ve uzmanların 300-350 milyon dolar değer biçtiği Armada'nın ortakları arasında yer aldığı da saptandı.
Hürriyet’in dün verdiği haberde, Akman'ın Armada’da yüzde 3'lük hissesi bulunduğu belirtildi.  Bütün bu bilgilere rağmen CHP'li RTÜK üyelerinin Akman'ın görevinden çekilmiş sayılacağına ilişkin başvurusu RTÜK'ün AKP'li üyelerinin oylarıyla reddedildi.

 


RTÜK Başkanı Akman’ın, Ankara’da uzmanların 300 – 350 milyon dolar değer biçtiği Armada Alışveriş Merkezi’nde yüzde 3 hissesi olduğu ortaya çıktı.kaynak,milliyet

21/9/2008

Gemi acenteleri çizmeyi aştı

Latif SANSÜR/KUŞADASI (Aydın), (DHA)

‘Yanınıza para, kredi kartı almayın, Türkiye güvensiz’ broşürü çıldırttı

KUŞADASI Limanı'na geçen hafta yanaşan Malta bandıralı ‘Celebrty Galaxy’ adlı gemide dağıtılan, “Limana indiğinizde yanınıza para, kredi kartı ve değerli eşyalarınızı almayın” uyarısının yer aldığı Türkiye'yi karalayıcı broşür esnafı ve turizmciyi ayağa kaldırdı. Kuşadası Kaymakamlığı'nda yapılan toplantıda, bu konuda uluslararası düzeyde girişimlerde bulunulması kararlaştırıldı.

Kruvaziyer gemilerindeki turistlere acentelerce dağıtılan bilgilendirme yazıları, Türkiye'yi karalama kampanyasına dönüştü. Turistleri gemiden alıp, ören yerlerini gezdirdikten sonra anlaşmalı mağazalara götüren gemi acentelerinin, çarşı esnafını kötülemek amacıyla bastırdığı broşürler turisti ürkütürken, ülke ekonomisine de zarar veriyor. Geçen hafta Kuşadası Limanı'na giren Malta bandıralı ‘Celebrty Galaxy’ isimli gemide dağıtılan broşür bardağı taşırdı. Broşürde turistlere Türkiye'nin çok güvensiz bir ülke olduğu anlatılırken, “Kuşadası Limanı'na indiğinizde yanınıza kesinlikle para, kredi kartı ve diğer değerli eşyalarınızı almayın. Limandan çok fazla uzaklaşmayın. Türkiye güvenli değil” ifadelerine yer verildi. Alışveriş yapmak isteyen turistlerin acentece güvenli olduğu iddia edilen anlaşmalı alışveriş merkezlerine götürüleceği duyuruldu. Skandal broşür Kuşadası esnafını ve turizmcileri isyan ettirdi.
Kurvaziyer turizminin önemli merkezlerinden Kuşadası'ndaki bu durum ciddi bir rahatsızlık yarattı. Durumu değerlendirmek üzere Kaymakam Mustafa Esen başkanlığında, Belediye Başkanı AKP'li Fuat Akdoğan, TÜRSAB, ticaret odası, şoförler odası ve diğer meslek örgütlerinin temsilcileriyle bir değerlendirme toplantısı yapıldı. Dağıtılan broşürün yeminli tercüme bürolarında tercümesinin yapılmasına, resmi kanallarla gerekli girişimlerde bulunulmasına karar verildi.

Kuşadası Kaymakamı Esen, son dağıtılan bildiriyla ilgili gerek gemi, gerekse acente nezdinde girişimde bulunacaklarını belirtirken, “O broşürde yazılanların hiçbirini ne Kuşadası ne de Türkiye hak ediyor. Akdeniz'deki en büyük limanlardan biriyiz. Broşürün tercümesi tamamlandıktan sonra gerekli resmi tüm girişimlerde bulunacağız. Kimsenin ülkemizi kötülemeye hakkı yok ve buna izin vermeyeceğiz” dedi.
TÜRSAB Kuşadası Bölge Yürütme Kurulu Başkanı Bülent İlkbaharda gemilerin ziyaret ettiği hiçbir liman için bu tür bildirilerin dağıtılamayacağını vurgulayarak, “Gemiler Türkiye, Yunanistan, İspanya sahillerini geziyor. Ama hiçbirinde böylesi karalayıcı ve çirkin broşürler dağıtılmıyor” dedi.

TUR ACENTESİ OLARAK GEMİ FİRMASIYLA BAĞLANTIYA GEÇTİK"
Malta bandıralı Celebrty Galaxy gemisine tur hizmeti veren Tura
Turizm’den yapılan açıklamada ise söz konusu gazetenin acenteler tarafından
dağıtılmadığını ifade etti.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Gemide dağıtılan recomende (tercihli alışveriş) broşürleri ile söz
konusu gazete farklı şeylerdir. Gemi acentelerinin böyle bir bildiri dağıtması
kendilerine zarar verir. Sonuçta turist alışveriş yaptığı süreçte acente para
kazanır, turist yanına kredi kartı ve para almazsa ne acente ne de ülke kazanır.
Bu gazete geminin gittiği liman ve ülkeye göre basılır ve gidilecek yer
tanıtılır. Biz tur acentesi olarak gemi firması ile bağlantıya geçtik, gerekli
yazışmalara başladık ve gemi firması da böyle bir konudan haberlerinin olmadığını
bildirdi. Gemi firması yetkilileri, konunun araştırılacağını ve bunu yapanların
cezalandırılacağı yönünde açıklama yaptı."

19/6/2007

İşte patronların seçim senaryoları

Bin 600 işadamına, seçim tahminleri, nasıl bir hükümet formülü istedikleri soruldu.

İş dünyasının önde gelen bin 600 temsilcisine, seçim sonuçlarıyla ilgili beklentileri elektronik ortamda soruldu.

Meclis'e dört siyasi partinin girmesini bekleyen iş dünyası, bunları AKP, CHP, MHP ve DP olarak sıraladı. Ankete katılanlar, istikrar için ağırlıklı olarak AKP'li bir çözümü makul gördü ve yeni Meclis'in öncelik vermesi gereken ilk konuyu da terör ve güvenlik olarak belirledi.

Sonuçlar

Ekonomist dergisi, ilk kez farklı bir yöntemle, farklı bir kesimi odak alan bir seçim anketi yaptı. Hülya Güler ve Emrah Gürkan imzasını taşıyan habere göre iş dünyası istikrarı Ak Parti'de görüyor. Haberde Türkiye'nin bu seçimlere değişik bir psikoloji ile girdiği vugulanarak, Türkiye'nin önünde çözüm bekleyen büyük meseleler olduğuna vurgu yapılıyor ve Bir yanda terör, diğer yanda yüksek oranlı işsizlik, bir yanda toplumun önemli bir kesimi tarafından benimsenen AB rüyası, diğer yanda ekonomide istikrarlı büyümeye ihtiyaç duyan bir Türkiye... deniyor.

Ekonomist dergisinin iş dünyasının nabzıını tutacak geniş katılımlı anketi dört sorudan ibaret. Dergi iş dünyasından oylarını hangi partiye vereceklerini söylemeleri yerine, bu seçimlerde hangi partinin oy oranının ne olmasını beklediklerini sordu ve bu temel sorunun yanında üç soru daha ekledi. Bin 600 kişiye gönderilen ankete gelen 370 yanıttan ortaya çok ilginç sonuçlar çıktı.

İş dünyasının beklentisi şöyle; Meclis'e dört parti ve 10-20 arasında da bağımsız milletvekili girecek Partilerin sandalye sayılarına göre AKP birinci, CHP ikinci, MHP üçüncü ve DP de dördüncü parti olarak Mecis'teki yerlerini alacaklar. Patilerin alacağı oy tahminine gelince; iş dünyasının 22 Temmuz seçimleri sonrasında Medis'te nasıl bir tablo bekliyorsunuz? sorusuna verdiği yanıtlar, mevcut Meclis aritmetiğinde dramatik bir değişikliğin yaşanmayacağını tahmin ediyor.

İş dünyasının seçimine göre 22 Temmuz seçimleri sonucunda büyük pastanın oy oranları şöyle şekillenecek:

AKP yüzde 32.6, CHP yüzde 23.3, MHP yüzde 12.4, DP yüzde 10.4, Genç Parti yüzde 6.9, bağımsız yüzde 7.3 ve diğerleri de yüzde 7.1

İŞ DÜNYASINA GÖRE CUMHURBAŞKANINI MECLİS SEÇMELİ

Son bir yılın üzerinde en çok tartışılan cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda ankete katılan işadamlarının yüzde 66.1'i Cumhurbaşkanını Meclis seçsin diyor. Halk tarafından seçilmesi gerektiğine inanların oranı ise yüzde 33.9.

NASIL BİR HÜKÜMET FORMÜLÜ BEKLENİYOR?

'Türkiye'de beklediğiniz istikrarlı bir ortamı, size aşağıdaki iktidar formüllerinden hangisi gerçekleştirebilir? sorusuna, katılımcıların yüzde 25.4'ü AKP'nin tek başına iktidarını çözüm olarak gösteriyor. AKP-DP formülü ise yüzde 15.5 ile en çok oy alan ikinci formül oluyor.

Katılımcıların yüzde 14.5'i sunulan hiçbir formülü uygun bulmadıklarını ifade etmiş. CHP-DP-MHP koalisyonunu istikrar ortamını sağlayacak formül olarak değerlendirenlerin oranı yüzde 12 iken, yüzde 11.0 oranında katılıma da CHP'nin tek başına iktidar olduğu bir formülü istikrar için en iyi çözüm olarak gördüğünü belirtiyor.

Bunun dışında katılımcıların yüzde 5.6'sı AKP-MHP koalisyonuna oy verirken, yüzde 2.1 oranında katılımcı da, AKP-CHP koalisyonunu istikrar için çare olarak görüyor.

GÜVENLİK BİRİNCİ SIRADA

Ekonomistin Seçim 2007 anketinin belki de en ilginç bulgulara ulaştığı soru Yeni iktidarın öncelik vermesini beklediğiniz ilk üç icraat ne olmalıdır? sorusu oldu.

İş adamları güvenlik ve terör ile mücadeleyi öncelik sıralamasında birinci sıraya koyarken, Avrupa Birliği {AB) süreciyle ilgili reformlar dördüncü sıraya itmiş görünüyor. Nitekim TÜSIAD başta olmak üzere iş dünyası Önce güvenlik diyor. Anket sonuçlanna göre iş dünyası ekonomik büyümeyi, ikinci öncelikli konu olarak görüyor. Bu seçimde AKP'nin yumuşak karnı olarak ifade edilen işsizlikle mücadele ise sıralamada üçüncü.

Yüzde 24.3 oranıyla iş dünyasının birinci öncelik verdiği konu, güvenlik ve terörle mücadele konusu oldu. Bunu yüzde 17.8 oranıyla ekonomik büyüme ve yüzde 16.4 oranı ile de işsizlikle mücadele konusu izliyor.

Bundan önceki seçimlerde hemen her partinin programında geniş yer verdiği ve önemli bir propaganda maddesi olarak gündeme getirdiği 'AB süreciyle ilgili reformlar' maddesinin öncelik sıralamasında yüzde 14.1 oy oranıyla dördüncü sıraya yerleşmiş olması.


Ekonomist Dergisi

26/5/2007

Şırnak'ta şehit olan askerlerin sayısı 7'ye yükseldi

ŞIRNAK'ta PKK'nın döşediği mayına çarpan askeri araçta yaralanan Çanakkaleli er Özgür Kahveci kurtarılamadı. Çanakkaleli erin de ölümüyle birlikte olayda şehit düşenlerin sayısı 7'ye yükseldi.
      6 askerin şehit düştüğü olayda yaralanan 10 güvenlik görevlisinden er Özgür Kahveci, tedavi amacıyla Ankara GATA'ya getirilirken hayatını kaybetti. Türkiye'yi yasa boğan olayda şehit düşen 6 Mehmetçik, dün son yolculuklarına gözyaşlarıyla uğurlanırken, terör ateşi Çanakkale'nin Çan İlçesi'ne bağlı Yaykım Köyü'nü de yaktı. Acı haber, şehit erin yakınlarını yasa boğdu.
    

6/3/2007

Kösk yolu dikenli

.Baykal: Erdoğan, AKP'nin oyuyla seçilirse kaos çıkar seçim gelir Güreş: Erdoğan halkının öfkesine sübap olamaz. Aklını başına alsın Tugik: Cumhurbaşkanı laik biri olmalı. Yoksa ekonomik kriz çıkar...

DENİZ Baykal, Köşk seçiminin ilk turuna en az 367 vekilin katılmasının şart olduğunu tekrarladı. Seçimi 354 kişilik AKP grubu yaparsa Anayasa Mahkemesi'ne gideceklerini belirterek, 'Ortaya öyle bir kaos çıkar ki, Türkiye'yi otomatik olarak seçime götürür' dedi.

HAVA 28 ŞUBAT GİBİ...
GENELKURMAY eski Başkanı Emekli Orgeneral Doğan Güreş de, Baykal gibi, 'Erdoğan seçilirse kaos çıkacağını' söyledi. Güreş, bugün 28 Şubat öncesine benzer bir durum yaşandığını belirterek, AKP'lilere, 'Şimdikilere söylüyorum, akıllarını başlarına toplasınlar' diye seslendi.

EKONOMİ ÇÖKEBİLİR
TARTIŞMAYA iş dünyası ise anketle katıldı. Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu üye sanayicilerin yüzde 49'u, 'Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkması durumunda ekonomik kriz yaşanacağını' belirterek, 'cumhurbaşkanının laik ve çağdaş olması gerektiğini' bildirdi.



Kaos uyarısı!
CHP Lideri Baykal: Cumhurbaşkanlığı seçimi turlarında üçte iki çoğunluk sağlanmazsa Anayasa Mahkemesi'ne gideriz. Bu da kaos yaratır
CHP Lideri Deniz Baykal, Anayasa'nın Cumhurbaşkanlığı seçimini düzenleyen 102. maddesine vurgu yaparak, '1. turdan sonra Anayasa Mahkemesi'ne gideriz' uyarısını yineledi. 'Salt çoğunluk' ifadesinin 'toplantı yeter sayısına' işaret ettiğini kaydeden Baykal, 'Turlara geçilir, üçte iki çoğunluk yerine gelmez. Anayasa Mahkemesi'ne derhal götürülür. Öyle bir kaos çıkar ki ortaya, Türkiye'yi doğrudan otomatik seçime götürecek tablo çıkar. Uzlaşma mecburiyeti o nedenle var. Başbakan kafaya takmış, 'Ben seçileceğim. CHP ile uzlaşma olmaz' diye. Anayasa Mahkemesi'nin yorumunu görmek lazım' dedi.

2 YÜZLÜ ABD
BAYKAL, Türkiye'nin maruz kaldığı tehlikenin, tehditlerin doğru algılanması ve doğru bir teşhisin konması gerektiğine işaret ederken, PKK konusunda ABD'yi 'ikircikli, iki yüzlü' tutum izlemekle suçladı. ABD'nin Türkiye'yi bölmeye yönelik bir eylemin içinde bulunan bir örgüte karşı ciddi bir tavır takınmadığını dile getiren Baykal, ABD'nin, PKK'yı giderek siyasallaştıran bir tavır sergilediğini söyledi.

ÖLÇÜYÜ AŞTI
CHP Lideri Baykal, bazı kişilerin parlak düşüncelerini hayata geçirip ülkeyi kurtarmak isteyebileceklerini ve 12 Eylül'de darbe kararını alanların da memleketi kurtaracağına inandıklarını ileri sürüp, 'Siyasetçileri suçluyorlardı. Ne oldu? Türkiye'nin bugün bu tartışmaların içine girmesindeki hata orada başladı' diye konuştu.



AKP'liler aklını başına alsınlar
Güreş: Ankara'da, bıyıklar, kıyafetler, ifadeler değişmeye başladı
ESKİ Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş, Türkiye'nin çehresinin değişmeye başladığını ifade ederek, 'Ankara'da bir bakıyorum, Suudi Arabistan kıyafetleri çoğaldı. Bıyıklar değişmeye başladı, kıyafetler değişmeye başladı, ifadeler değişmeye başladı. Sinirli hareketler başladı, asabi hareketler başladı' diyerek laikliğin tehlikeye girdiğini söyledi. 28 Şubat öncesi dönemde de benzer bir durumun yaşandığını kaydeden Güreş, gazetecilerin sözlerinin hedefini sorması üzerine AKP'yi vurgulayarak, 'Şimdikilere söylüyorum, akıllarını başlarına toplasınlar' dedi.

SEZER BAŞARILI
DOĞAN Güreş, Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olması halinde Türkiye'de gerilim olacağını savunarak, bu makamın toplumsal gerilimin yaşanmaması için 'sübap' görevi gördüğünü dile getirdi. Güreş, Cumhurbaşkanı Sezer'in çok başarılı olduğunu, hükümetin bazı uygulamalarını veto ederek 'sübabı açtığını' ve halkın tepkisini önlediğini kaydetti. Güreş, bu nedenle sübap açacak birisinin Çankaya'ya çıkmasını istedi.

KAOS ÇIKAR
GÜREŞ, Erdoğan'ın, Cumhurbaşkanı'nın görevi olan, ülkenin kurum ve kuruluşların organize biçimde çalışması ve ileriye götürülmesi görevini yapacak güçte olmadığını iddia etti. Güreş, Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesi ihtimalini 'kaos çıkar' diyerek yorumladı.



Erdoğan'a destek yok
Genç işadamlarının ancak yüzde 7'si Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olmasına sıcak bakıyor
TÜRKİYE Genç İşadamları Konfederasyonu (TÜGİK), yaklaşık üç aydır sürdürdüğü anketinden Başbakan Erdoğan'a 'Köşk'e çıkmaktan vazgeç' mesajı çıktı. Yapılan ankete göre, Türkiye'deki genç işadamlarının, yüzde 49'u Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olması durumunda ekonomik kriz olacağını düşünüyor. İşadamlarının yüzde 42'si Cumhurbaşkanı'nın laik ve çağdaş olması gerektiğini savunurken, işadamlarının sadece yüzde 7'si Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olarak görmek istiyor. Ankete katılanların yüzde 15.6'sı bu yılın olumlu bir yıl olacağı beklentisindeyken, yüzde 17.2'lik bölümü ise olumsuz bir beklenti içinde bulunuyor. Öte yandan ankete katılanların yüzde 67.2 gibi önemli bir kısmı da bu yılın olumlu geçeceğinden 'şüpheli'olduğunu bildirdi.

Güneş

Arama Motorları
Google Adsense
Banka EFT kodları

Bedava Web Alanları Çizgi Roman Siteleri Dernekler Devlet Siteleri Ekonomi Siteleri Gerekli Siteler İnternet Üzerinde Arama Linkleri
İslamı Siteler Java Cripts İle İlgili Bilgi Veren Linkler Kendi Bannerleriniz Kendiniz Hazırlayabileceğiniz Linkler Medya Linkleri Magazin Siteleri Online Elektronik Sözlük Siteleri Online Sözlük Siteleri Online Yabancı Sözlük Siteleri - Spor Siteleri Software & Download Tasarımla İlgili En Popüler Linkler Teknolojik Bilgi İçeren Linkler
Blogcu ile yapıldı