« Önceki | Sonraki »

20/9/2008

Muhalefetten boykot tepkisi

Başbakan Erdoğan’ın Doğan Grubu gazetelerine yönelik boykot çağrısına muhalefetten sert tepki geldi. Muhalefet temsilcileri şunları söyledi:

CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen:  Dünyanın hiçbir yerinde bir Başbakan, sokakta gazete satan çocuğun, yazanın, çizenin, gazeteyi basanın, dağıtanın ekmeğine böylesine göz dikecek bir çılgınlığa düşmemiştir. ‘Şu gazeteleri almayın’ demek; sadece onun sahibine karşı değil, binlerce çalışanına ‘evine ekmek götürme’ demektir.
CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin: Yandaşlarının yolsuzluğunun üstünü örtmek adına toplumu kamplaştırıyor ve bölüyor. Devletin bütün kurumlarıyla Türkiye tarihinin bu en büyük bağış yolsuzluğu ve kaçakçılığının üzerine gitmesi, savcıları ve MASAK’ı devreye sokması gerekirken, bu yolsuzluğun öğrenilmesini engellemeye çalışıyor. 5 yıldan beri gizlemeye çalıştığı baskıcı, diktacı ve faşizan eğilimlerini artık kontrol edemiyor.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart: Başbakan’ın faşizan bir yönetim anlayışına sahip olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.

‘Öğrenmeyin’ demek
CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman: Son derece vahim bir söylem. Tamamen antidemokratik bir davranış şekli. Bundan bir adım ötesi gazetelerin yayınlanmasını engellemek olur. Potansiyel bir diktatörümüz var.
DSP İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız: Önergesinde, “ Ayrımcılık yapma hakkınız var mı? Bir ülkenin başbakanı olarak işinize gelmeyen gazeteleri partililerinizin okumaması için çağrıda bulunmanızın doğru olduğuna gerçekten inanıyor musunuz? Böyle bir çağrının demokratik ülkelerde başka örneği var mı?” sorularını yöneltti.
SHP Genel Sekreteri Uğur Cilasun: Başbakan o kadar açık konuşmamıştır. Bilkent Otel’de iftar yapan yurttaşlara demek istediği; ‘Bizim ne işler karıştırdığımızı bilmeyin, öğrenmeyin’dir. ‘Basın özgürlüğü yalnız bizim yandaşlarımız için söz konusudur. Biz biliriz, yararlanmasını da biliriz’ demek istemiştir.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural: Başbakanın demokrasi anlayışı sadece raftadır. Milli Görüş gömleğini çıkardığını söyleyen Başbakan kara gömlek giymiştir. Başbakan bu çağrıyla demokrasi suçu işliyor. Bu çağrı açıkça şantaj ve tehdittir. Faşist düzen arzusu içinde olduğu, diktatörlük özlemi içinde olduğu ortaya çıkmıştır.
‘Guinness’e aday olacak’
MHP Alanya İlçe Sekreteri Bekir Sami Metin: Türk tarihinde yolsuzluk AKP ile imtiyaz kazandı. 85 yıllık Cumhuriyet tarihinde göreve gelmiş 60 hükümet içerisinde az zamanda çok ve yolsuz işler başarmış bu hükümet, teşkilatımızca Guinness Rekorlar Kitabı'na girmesi için aday gösterilecektir.
Bu arada, CHP İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan,  Erdoğan'ın medyayı boykot etmeye çağırmasını meclis gündemine taşıdı. Ayhan, TBMM Başkanlığı'na Erdoğan'ın yanıtlaması isteğiyle soru önergesi verdi.,milliyet

20/9/2008

Basın Enstitüsü’nden dayanışma çağrısı

DIŞ HABERLER SERVİSİ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gazeteleri boykot çağrısı, Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) Türkiye’deki kardeş kuruluşu Basın Enstitüsü Derneği (IPI Turkish National Committee) tarafından sert bir dille kınandı. Derneğin dün yayımladığı bildiri, IPI’ın Viyana’daki merkezi tarafından da tüm dünyaya duyuruldu.

Başbakan’ın çağrısını demokrasiye ve onun vazgeçilmezi olan basın özgürlüğüne karşı bir darbe olarak niteleyen Basın Enstitüsü Derneği, Türkiye’nin geçirmekte olduğu tehlikeli gelişmelere vurgu yaptıktan sonra dayanışma çağrısında bulundu. 

‘Kabul edilemez’
Bildiride şöyle denildi: “Erdoğan’ın medyayı hedef alan açıklamalarına son olarak, boykot çağrısını da eklemesi Türkiye demokrasisi açısından son derece talihsiz ve kabul edilemez bir durumdur. Halkın haber alma ve bilgiye ulaşma özgürlüğü, Türkiye’nin de altında imzası bulunan Uluslararası İnsan Hakları Bildirgesi’nin 19. maddesinde garanti altına alınmıştır. AB sürecini hızlandırma sözü veren Erdoğan’ın, en temel demokratik ilkeleri bile hiçe sayan medyayı boykot çağrısı, en temel demokratik haklar arasında olan halkın haber alma hakkı ve basın özgürlüğünü doğrudan tehdit etmektedir.,milliyet

20/9/2008

Antidemokratik zihniyet

Basın örgütleri, AKP’lilere Doğan Grubu’nun gazetelerini boykot etme çağrısında bulunan Başbakan Erdoğan’a tepki yağdırdı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), son günlerde yaşanan tartışmalar üzerine basın meslek örgütlerini 23 Eylül salı günü olağanüstü toplantıya çağırdı. Toplantıda, Erdoğan’ın medyaya yönelik tutumu ve sektörde yaşanan diğer gelişmeler ele alınacak.
Erdoğan’a tepki gösteren basın örgütlerinin açıklamaları şöyle:
-  Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu: Erdoğan’ın boykot çağrısı, gerçek çok partili dönemde ve TBMM açıkken yapılmış, bugüne kadar benzeri olmayan bir basın düşmanlığı. Benzer çağrıların geçmişte askeri yönetimler döneminde yapılmış olması, tedirginliğimizi daha da arttırmaktadır. Türkiye adına AB ve Avrupa Konseyi’ne verilmiş olan sözleri yerine getireceğine duygusal bir yaklaşımı tercih ediyor olması da yadırgatıcıdır. 
-  Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi: Başbakan’ın bu çağrısının demokratik hiçbir toplumda eşini görmek mümkün değildir. Çünkü “Gerçekleri öğrenmek için çeşitli yayınları okuyup kendiniz değerlendirme yapın” demesi gereken Başbakan tam tersini yapmakta ve “Sadece benim beğendiğim gazeteleri okuyun” demiş olmaktadır. Başbakan’ın bu çağrısı ayıp ve eşi az bulunur bir antidemokratik zihniyet örneğidir. 
-  Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Nazmi Bilgin: Başbakan Erdoğan, demokratik bir sistem sayesinde o koltukta oturduğunu unutup, demokrasinin tüm kurallarını hiçe sayarak, demokratik davranış biçiminden uzaklaşmıştır. Gazetelerin denetçisi başbakan değildir.  
-  Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD) Başkanı Göksel Bozkurt: Başbakan’ın bazı gazeteleri boykot çağrısı yapması, Anayasa’daki “haberleşme hürriyeti ve basın hürriyeti” maddelerinde ifadesini bulan ilkelere açıkça aykırıdır. 
-  Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Başkanı Ahmet Abakay: Başbakan’ın kendisini eleştiren medyayı düşman ilan edip kampanya açmasını çağdışı buluyorum. Böyle bir başbakana sahip olduğumuz için utanıyorum. Bir Başbakan’ın kendisini eleştiren, Deniz Feneri’nde mahkeme kararlarını yayımlayan gazeteleri düşman ilan etmesi uluslararası camiada şaşkınlık yaratacaktır. 
-  Radyo Tele-vizyon Gazetecileri Derneği (RTGD) Genel Başkanı Metin Özkan: Demokratik rejimlerde bir başbakanın kendisinin hoşuna gitmediği gazeteleri almama çağrısı yapması, rejimin demokratik kurumları açısından endişe vericidir.. 
-  Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD): Bu kampanyanın çağdaş, demokratik, özgür bir Türkiye’ye ve halkına yakışmadığını düşünüyoruz. Gazete ve gazetecileri yok etmeye yönelik bu kampanyayı kınıyoruz. n HABER MERKEZİ,,milliyet

20/9/2008

Erdoğan dikta hevesinde

ANKARA Milliyet

CHP lideri Baykal, ‘Boykot çağrısı Başbakan’ın sadece ruh halini değil, siyasi felsefesini, düşünce tarzını, eline imkân geçtiği zaman nasıl bir toplum yaratabileceği konusunda bize ipuçları veriyor’ dedi

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP’lilere yaptığı, “yalan yanlış haberleri yazan gazeteleri evinize sokmayın” çağrısını sert bir dille eleştirerek, “Bütün bunların altında istibdat, dikta hevesi yatıyor” dedi.
CNN Türk’teki Ankara Kulisi programına katılan Baykal, şu mesajları verdi:
ELİNE İMKÂN GEÇSE: Sadece ruh halini değil, siyasi felsefesini, düşünce tarzını, eline imkân geçtiği zaman nasıl bir toplum yaratabileceği konusunda bize ipuçları veren bir açıklama. Asıl dünya görüşünü ortaya koyuyor.
BÖLÜCÜLÜK YAPIYOR: Bir Başbakan’ın ülkede yayınlanan, yasalara göre meşru faaliyet gösteren yayın organlarına “almayın” diye bir kampanya yapması tasavvur edilecek şey değil. Başbakan’ın görevi onların da haklarını korumak, faaliyetlerini mümkün kılmaktır.  Başbakan, hırslarıyla tepkileriyle yetkileriyle ortalığa nizam vermeye çalışıyor. Husumet duyuyor, bölücülük yapıyor. Yanlış söyleyebilir, o zaman kuralları işletirsin. Sen mi karar vereceksin neyin yazılıp söyleneceğine?
AMBARGO UYGULAMASI: Başbakan Deniz Feneri haberlerine kızıyor, ama hedefi yanlış. Kızmak, “bunu almayın” şeklinde bir noktaya kimseyi götüremez o ayrı da, basın organlarına kızacağına doğrudan Alman mahkemesine kızsın. Gücü yetiyorsa Almanya’ya nota versin, Almanya’yı ambargoya alsın. Bu, Türk basınına karşı ambargo uygulamasıdır...
Bu zihniyetin altında husumet var, bölücülük var, hukuka saygısızlık var, ambargo ve dışlama zihniyeti var. Bütün bunların altımda istibdat, dikta hevesi yatıyor.
TMSF İLE TAM KONTROL: Basın danışmanı aracılığıyla gazeteleri; TMSF ile tam kontrolü sağlamadan önce, TMSF kontrolü sırasında, o şaibeli satışlar gerçekleşmeden önce devlet parasıyla 750 milyon dolarla, akrabalarının kontrolüne işi geçirmeden önce, TMSF yetkisini kullanarak “Şunu 1. sayfadan kaldırın, bunu bilmem ne yapın, genel yayın yönetmenliğine bunu getirin...” Gazeteler de genel yayın yönetmenleri ya Cumhurbaşkanı’nın uygun görmesiyle ya Başbakan’ın kararıyla falan yayın yapar hale geldi.
SONRASI SANSÜR: “Bunu almayın, evinize sokmayın” kampanyasını Başbakan sıfatıyla yapıyorsa bunun bir aşama sonrası, imkan bulursa onların yayımlanmasını yasaklamaktır. Başbakan artık “ya yanımdasın ya karşımdasın” diyor. Ben yanında olmak zorunda değilim.

 

‘Cumhurbaşkanı düğmeye bassın’
CHP?Genel Başkanı Baykal, Türkiye ayağı konusunda da şunları söyledi:
“RTÜK Başkanı derhal istifa etmelidir. Cumhurbaşkanı da bu noktada Akman’ı çağırıp ‘istifa et’ diyebilir. Olmazsa, Devlet Denetleme Kurulu’nu devreye sokabilir. Bu tablo karşısında Cumhurbaşkanı susabilir mi, derhal harekete geçmelidir, düğmeye basmalıdır. Meclis Başkanı üstü kapalı Akman’ı istifaya davet ediyor ve diyor ki, ‘Hukuki uygulama imkânımız yok.’ Olabilir ama Meclis Başkanı ‘Bu olmaz’ diye daha kararlı hükümler vermelidir.”kaynak,milliyet

19/9/2008

Borsa uçuşa geçti, doların ateşi düştü

ABD Hazinesi ve ABD Merkez Bankası'nın (FED) mali sektörü kurtaracak yeni bir plan hazırladığını duyurdu. Borsalar uçuşa geçti

AA




İMKB Bileşik Endeksi yüzde 6'nın üstünde bir artışla açıldı.

Endeks, üst üste 8 günde ortalama yüzde 20,49'luk düşüşün ardından yüzde 6,62'lik bir artışla güne başladı.


Bileşik Endeks, 8 Eylül gün sonunda 40.517,08 puanlık kapanışın ardından 8 iş günü boyunca geriledi. Dün 32.216,43 puandan kapanan endeksteki toplam kayıp 8.300,65 puan ve yüzde 20,49'a ulaştı.

Dünkü 1. seansta 30.971,24 puana kadar gerileyerek son 2-2,5 yılın en düşük seviyelerini gören Bileşik Endeksin, açılışta, FED'in kurtarma planı sonrası ABD borsalarında görülen hızlı yükselişten etkilendiği gözlendi.

Dün 32.216,43 puandan kapanan İMKB Bileşik Endeksi, 2.134,24 puan ve yüzde 6,62'lik artışla 34.350,67 puandan güne başladı. Açılışın ardından 34.153,80-34.655,35 puan aralığında bir seyir izleyen endeks 34.400-34.500 puan seviyelerinde dengelendi.

İlk yarım saat tamamlandığında Bileşik Endeks düne göre 2.284,71 puan ve yüzde 7,09 artışla 34.501,14 seviyelerinde bulunuyor.

DÖVİZ

İstanbul ve Ankara'da dolar, avro ve sterlinin alış-satış fiyatları, saat 09.30 itibariyle şöyle:

İSTANBUL ALIŞ SATIŞ
ABD Doları 1,2580 1,2640
Avro 1,7860 1,7920
Sterlin 2,2700 2,3000

ANKARA
ABD Doları 1,2520 1,2670
Avro 1,7820 1,8040
Sterlin 2,2450 2,3000



ASYA BORSALARI TOPARLANDI

Asya borsaları, piyasalardaki olumlu gelişmeleri, bugün yükselişle yanıt verdiler.

Çin'de Şangay Bileşik Endeksi yüzde 9,3, Tokyo Menkul Kıymetler Borsası ortalama yüzde 3,76, Hong Kong Borsası da yüzde 7 oranında yükseldi.

Öte yandan, iki günlük geçici tatilin ardından bugün yeniden açılan Moskova Menkul Kıymetler Borsası, MICEX endeksinde yüzde 18 oranında artış ve RTS endeksinde yüzde 14'lük artış görüldü.

19/9/2008

Kurşunsuz benzinde indirim

Akaryakıt ürünlerinden 95 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatında 10 YKr indirim yapıldı

AA




AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Ankara ve İzmir'de BP, OPET, PO ve
Shell&Turcas bayilerinde 95 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatı 3,37 YTL'den
3,27 YTL'ye indi.

İstanbul'da ise BP, OPET, PO ve Shell&Turcas bayilerinde 95 oktan
kurşunsuz benzinin litre fiyatı 3,38 YTL'den 3,28 YTL'ye indi.

Diğer taraftan, kalorifer yakıtı olarak kullanılan 4 numaralı fuel oil'in
perakende satış fiyatı ise 6-7 YKr düşüş gösterdi. Dağıtım firmalarının
belirlediği tavan fiyatlar, rekabet ve serbesti nedeniyle, şirketler ve şehirlere
göre küçük çaplı değişiklikler gösteriyor.

Bazı dağıtım şirketlerinin Ankara, İstanbul ve İzmir'de geçerli olan 95
oktan kurşunsuz benzin fiyatları, öncekiyle karşılaştırmalı olarak (litre/YTL)
şöyle:
95 OKTAN KURŞUNSUZ BENZİN
-
ANKARA

Eski Yeni
Fiyat Fiyat
- -
BP 3,37 3,27
OPET 3,37 3,27
PO 3,37 3,27
Shell 3,37 3,27
İSTANBUL

Eski Yeni
Fiyat Fiyat
- -
BP 3,38 3,28
OPET 3,38 3,28
PO 3,38 3,28
Shell 3,38 3,28
İZMİR
-
Eski Yeni
Fiyat Fiyat
- -
BP 3,37 3,27
OPET 3,37 3,27
PO 3,37 3,27
Shell 3,37 3,27,,,kaynak,vatan

19/9/2008

Gözler doğalgaz ve petrol zengini Rusya’da

Rusya’daki sorunların temelinde Rus yönetiminin dünya ile inatlaşması yatıyor. 1.200 Rus bankasından bir bölümünün batması ‘kaçınılmaz’ gözüküyor



Krizin biraz da garip şekilde en çok etkilediği ülke Rusya. Neden ilginç çünkü Rusya petrol, doğalgaz ve diğer değerli yeraltı kaynakları sayesinde şu anda dünyanın en rahat ülkelerinden biri. Sorun, Rusya yönetiminin dünyayla inatlaşarak yatırımcıları ürkütmesi. Bunun son örneğini Gürcistan’ın işgali sırasında yaşadık.

Moskova Borsası, Salı günkü sert düşüşlerden sonra kapatılmıştı. Çarşamba günü de açıldı ve yine tatil edildi. Tatil dün de sürdü. Bir sürpriz olmazsa borsa bu sabah işlemlere açılıyor.

Rusya Devlet Başkanı Medvedev, dün hükümete borsayı desteklemek için 20 milyar dolarlık bir fonun kullanılması için talimat verdi. (Aslında böyle bir talimatın kendisine verilmesi için Başbakan Putin, Medvedev’e talimat verdi demek daha doğru olur.) Moskova ayrıca petrol ve gaz üreticilerine yönelik vergilerin de geçici bir süre için indirildiğini açıkladı. Bu sayede Gazprom ve Lukoil gibi hisse senetleri Londra’da işlem gören şirketlerde sert yükselişler yaşandı.

Rusya’nın bir başka sorunu da ülkedeki istikrarsız finans sistemi. Rusya’da binlerce banka var. Ama bunların çoğu bizdeki döviz büfelerinden farksız. Ülkede çok büyük üç banka var: Sberbank, VTB ve Gazprombank. Toplam mevduatın yüzde 90’dan fazlası bu bankalarda.

Rus Hükümeti, bu üç bankaya üç ay boyunca kullanıma hazır olmak üzere 44 milyar dolar tahsis ettiğini açıkladı. Rusya Ekonomi Bakanı Kudrin, bu sayede büyük bankaların küçük bankaları ve borsayı fonlamasını amaçladıklarını belirtti. Ancak daha önceki likidite enjeksiyonlarındaki deneyime göre, üç bankaya sağlanan imkan diğer küçük bankalara pek yansımıyor. Salı gününden beri bazı ödemelerini yapamayan küçük ölçekli bankaların bugünkü durumu merakla bekleniyor. Rusya analistleri, devlet kaç para koyarsa koysun, küçük bankalar arasında batanların olacağını ileri sürüyor. RusRating’in CEO’su Richard Hainsworth, “1.200 Rus bankasından bir bölümü kaçınılmaz olarak batacak” diyor.

Fransız BNP Paribas’ya göre, Gürcistan ile girişilen 5 günlük savaştan bu yana 35 milyar dolar sıcak para Rusya dışına çıktı. O dönemde Rus merkez bankasının 1 günde sattığı döviz miktarı 5 milyar dolara kadar çıktı. Buna rağmen Rusya’nın en önemli hazinesi ise dev döviz rezervi. 12 Eylül itibariyle Rusya’nın toplam döviz rezervi 560 milyar dolar. 1998’deki Rusya krizinde rezervler 12 .3 milyar dolara kadar düşmüştü. Çin 1.7 trilyon dolarla, Japonya ise 970 milyar dolarla dünyanın en yüksek döviz rezervini bulunduruyor.

17/9/2008

Karar Türkiye'de böyle yankılandı

Alman mahkemesinin kararına ilişkin Hükümet'ten ilk açıklama Adalet Bakanı Şahin'den geldi. Şahin, sonucun sevinilecek bir olay olmadığını söyledi.

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının suç işlemesi ve bunun sonucunda yargılananların hüküm giymeleri sevinilecek bir şey değil" dedi. Adalet Bakanı Şahin, bakanlıktan ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladı.  Almanya’da görülen Deniz Feneri davasının hatırlatılması üzerine Şahin, ne kendisinin ne de bakanlığının bu davanın tarafı olmadığını söyledi.
Şahin, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının suç işlemesi ve bunun sonucunda yargılananların hüküm giymeleri sevinilecek bir şey değil. Özellikle bunun yurt dışında işlenmiş olması ve yurt dışında hüküm giymiş olmaları çok daha üzüntü vericidir. Bakanlığıma bu dava veya başka davalarla ilgili hukuki yardımlaşma açısından bir görev düştüğünde o mutlaka yerine getirilecektir" dedi. "Alman makamlarından herhangi bir yardım talebi gelip gelmediğinin" sorulmasına karşılık Şahin, bu konuda herhangi bir talep gelmediğini ifade etti. Davanın Türkiye ayağıyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma başlattığını hatırlatan Şahin, henüz ilgili kişilerin kendisine bilgi vermediğini söyledi.

 KARAR TÜRKİYE'DE YANKILANDI 

Deniz Feneri davasında sanıkların savcının istediği oranlara yakın ceza alması ve yolsuzluğu teyit eden bir karar alınması Türkiye'de yankılandı.

CHP ve MHP, dava kararının açıklanmasından sonra bu yolsuzluğun Türkiye'deki uzantılarının da açıklanması çağrısında bulundu.

İşte tepkiler:

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şandır:
Konun muhatapı artık AKP hükümetidir. İnanç istismarı ve bunun siyasette kullanılması çok kötü bir harekettir.

DSP Genel Sekreter Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi:

 Almanya’da görülen Deniz Feneri davasıyla ilgili Türk savcılarını da harekete geçmeye çağırdı.  AKP hükümetinin, Alman yargısına baskı yaptığı iddialarını belirten Erçelebi, “Türk savcıları da böyle bir baskı altında mı diye düşünüyoruz. Savcı ve hakimlerin böyle bir baskıya boyun eğmeyeceğine inanıyoruz" diye konuştu.

 

CHP Genel Saymanı Mustafa Özyürek

CHP Genel Saymanı Mustafa Özyürek, Almanya’daki Deniz Feneri eV davasında kararın açıklanmasının ardından, Türkiye ayağının da aydınlatılması için savcıları göreve çağırdı. Açıklanan kararla, Almanya’da yoksullar için toplanan paraların Türkiye’de siyasi amaçlar için kullanıldığının kesinleştiğini ifade eden Özyürek, “AKP’ye yakın yandaş medyanın şirketlerinin kuruluşunda bu paralar kullanılmıştır. İddianame ve mahkeme kararı bunu gösteriyor" dedi.
“Artık olayda en ufak bir kuşku yok. Türkiye ayağı çok önemli. Zekeriya Karaman’ın Türkiye’deki olayların baş sorumlusu olduğu mahkeme kararıyla ortaya çıkmıştır. Bunun Başbakana yakınlığı hem hısım olarak yakınlığı çocuklarının bacanak olması. Kanal 7 nin AKP’nin bir yayın organı olarak görev yapmış olması. Orada görev yapmış olan kimselerin şimdi pek çok yerde görev alması da gösteriyor ki AKP’nin iç içe olduğu bir organizasyondur.  Türkiye’deki ayağının incelenmesi için hemen Maliye Bakanlığı harekete geçmeli, MASAK araştırmalara başlamalı, Adalet Bakanlığı ve SPK bu konuda araştırmalara başlamalı. SPK daha önce işleme koymadığı raporunu derhal işleme koyarak yargı sürecini başlatmalıdır. Türkiye’de de hukuk devletine bağlı namuslu, dürüst görevini yapacak savcılar ve hakimler vardır.",kaynak,milliyet

17/9/2008

Deniz Feneri davasında karar açıklandı

Mahkeme Başkanı Müller Deniz Feneri yolsuzluğu davasında sanıklarla ilgili kararını açıkladı.

Karara göre, Mehmet Gürhan 5 yıl 10 ay, Mehmet Taşkan 2 yıl 9 ay, Firdevsi Ermiş ise 1 yıl 10 ay hapis cezası aldı. Ermiş'in cezası tutuklu kaldığı süre de hesaba alındığından tecilli olarak uygulanacak. Ermiş karar duruşmasının ardından serbest bırakılacak.

Mahkeme Başkanı davaya ilişkin bir konuşma yaparak bazı noktaların altını çizdi. Almanya tarihinin en büyük dolandırıcılık olayıyla karşı karşıya olunduğunu söyledi.

GÜRHAN 29 AY SONRA SERBEST


Bu karara göre Mehmet Gürhan 23 Nisan 2007’den bu yana gözaltında bulunuyordu. Buna göre Gürhan aldığı 70 ay cezanın üçte ikisini çektikten sonra yani 29 ay sonra serbest kalabilecek. Gürhan ayrıca 6 ay sonra hafifletilmiş cezasını çekmeye başlayacak.


Hafifletilmiş cezada haftada bir gün izin ve ziyaret saatlerinin uzaması gibi durumların olduğu öğrenildi.
14 aydır gözaltında bulunan Mehmet Taşkan ise 2 yıl 9 ay hüküm giydi. Taşkan’ın bugün tutukluluk halinin kaldırılmasına karar veren mahkeme heyeti cezanın geri kalan 19 aylık kısmının nasıl çekileceği hususunda avukatlar ile savcılığın bir araya gelerek karar vereceklerini bildirdi. Buna göre Taşkan cezasını ya tamamen hapiste geçirebilir ya da sadece geceleri yatmak için cezaevine dönecek. Anlaşma sağlanana kadar, Taşkan serbest kalacak.

17 aydır gözaltında tutulan Firdevsi Ermiş’in 1 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar veren mahkeme sanığın gözaltı süresini hesaba katarak geri kalan 5 aylık cezasını iki yıl tecil etti. Buna göre Ermiş bugün serbest bırakıldı.

SANIKLAR TEMYİZE GİTMEYECEK


Sanıklar ve savcılık kararda anlaşarak temyize gitmeyeceklerini açıkladılar. Frankfurt Yüksek Eyalet Mahkemesindeki karar duruşması sanıkları getiren araçların trafikte sıkışması nedeniyle 20 dakika geç başladı. Hakim Johann Müller gerekçeli kararında bu davanın Almanya’nın en büyük bağış skandalı davası olduğunu belirterek daha önce çok ses getiren UNICEF Almanya davasını dahi geçtiğini söyledi.


Deniz Feneri e.V’nin Alman yasalarına göre kurulmuş bir dernek olduğunu hatırlatan Müller kararı Alman yasalarına göre verdiklerini hatırlattı. Bu davanın Türkiye’de siyasi malzeme yapılmasınndan dolayı üzüntü duyduğunu dile getiren Müller basında bu yönde çıkan haberleri takip ettiğini kaydetti.


Ayrıca mahkemeye baskı ve davanın Türkiye ile Almanya arasında pazarlık konusu olduğu yönündeki iddialara da değinen Müller, bunun sadece rutin bir bilgi alış verişi olduğunu ve herhangi bir pazarlığın olmadığını vurguladı.
Müller, "Burası Almanya. Burada yargı bağımsızdır. Hiç bir şekilde baskı söz konusu değildir" dedi.

17 MİLYON AVRO TÜRKİYE'YE GİTTİ


5 yıl boyunca 20 binden fazla bağış sahibinin güvenlerinin zedelendiğini belirten Alman hakim Almanya Deniz Feneri’nin toplam 41 milyon avro bağış topladığını söyledi. Türkiye’ye giden toplam miktarın da 17 milyon avro olduğunu kaydeden Müller bunun 8 milyonunun Türkiye Deniz Fenerine gittiği, geri kalan kısmın çeşitli yerlerde kullanıldığını ifade etti. Amaç dışı kullanılan paradan sadece 4 milyon avronun Almanya’da kaldığını bildiren Müller yargılananların dolandırıcılıktan hüküm giydiklerini anlattı. Gerekçeli kararda olayın Türkiye boyutuna da değinen Müller, Mehmet Gürhan’ın dernekte yönetici olmasına karşın büyük orandan Türkiye’den yönlendirildiği ve
karar vermede tek yetkilinin kendisi olmadığını, Türkiye’de ZekeriyA Karaman’ın ön plana çıktığını vurguladı.


Müller, kararında sanık Mehmet Gürhan’ın, İsmail Karahan, Harun Yoldaş, Mustafa Çelik ve Zahit Akman ile geçmişte ticari ilişkileri olduğunu belirtti. Savcılar Kerstin Lotz ve Sybilla Gotwald davanın beklenmesi sırasında Türk gazetecilerle yaptıkları görüşmede hiç bir davada bu kadar çok basın mensubu görmemiş olduklarını ifade ettiler.
Karardan sonra CHP milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu Başbakan Tayyip Erdoğan’a seslenerek bu davanın Türkiye boyutunu inceletilmesini istedi.Kılıçdaroğlu Zahit Akman ve SPK başkanının istifasını istedi.

17/9/2008

Kriz Türkiye’yi etkiler, günde iki kez ofisteyim

Kadife Şahin

Akbank Şeref Başkanı Erol Sabancı, küresel krizin boyutlarının büyük olduğunu, Türk bankalarının muhataplarını iyi seçmeleri gerektiğini söyledi

Mart ayında Akbank Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini, bankanın yönetim kurulu üyesi ve murahhas üye olan kızı Suzan Sabancı Dinçer’e devreden duayen bankacı Erol Sabancı, 12 Ağustos’ta Amerika’da bir kalp ameliyatı geçirmesine karşın günde iki saat ofise giderek çalışmaya başladığını söyledi.
Dünyanın dev bankalarından Citi ile yüzde 20 oranında stratejik ortaklığı bulunan Akbank’ın Yönetim Kurulu Şeref Başkanı Erol Sabancı, dünya mali sektörünün çok büyük bir güven bunalımı yaşadığını belirtti.
Dünyanın en büyük yatırım bankalarından Lehman Brothers’ın iflasını açıklamasıyla dünya piyasalarında yaşanan krizin boyutlarına ilişkin görüşlerini aldığımız Erol Sabancı, Amerika’da Columbia Üniversitesi New York Presbyterian Hastanesi’nde bir baypas ameliyatı geçirdiğini bildirdi. 28 Ağustos’ta Türkiye’ye döndüğünü ileten Sabancı, ünlü kalp cerrahı Mehmet Öz’ün gerçekleştirdiği ameliyatla kalp kapakçığının ve tıkanık olan bir damarın değiştirildiğini aktardı.

‘Nerede biter belli değil’
Ameliyatın başarılı geçtiğini ve henüz nekahat döneminde olduğunu belirten Erol Sabancı, dünya piyasalarında yaşanan mali krizin herkesin uykusunu kaçırdığını ifade etti.
Dünyada yaşanan mali krizin Türkiye’yi, öncelikle de finans sektörünü etkileyeceğini ifade eden Sabancı, 15 - 20 yıllık birikimlerini dünyanın büyük bankalarına emanet eden tasarruf sahiplerinin şimdi büyük bir güven bunalımıyla kime gideceklerini şaşırdıklarını söyledi.
Krizin boyutlarının büyük olması nedeniyle yatırımcıların yeniden mali kurumlara güven duymasının uzun zaman alacağını anlatan deneyimli bankacı, şöyle konuştu:
“Dünyada her vatandaşın kendine göre tasarrufları vardır. Kimi 400 bin kimi 700 bin dolar biriktirir. Kendi başlarına hisse senedi veya devlet tahvili alamazlar. Bunu götürür, dünyanın hiç batmayacağını düşündükleri bankalarına, dükkânlarına gözü kapalı teslim ederler. Türkiye’de de bu son dönemlerde başlamıştı. Ancak bizde bu henüz çok yaygın değil.
Tasarruf sahipleri şimdi çok sağlıklı olduğunu düşündükleri Lehman Brothers, Merrill Lynch, Morgan Stanley gibi bankalara artık güvenmiyor, bunlara kaygıyla bakıyorlar. Huzuru kaçtığı için de evlerinde rahat uyuyamıyorlar, ‘Kime güveneceğim’ diyor. Bu kargaşa büyük bir güven unsuru olan mali sektörde önemli güven kaybı yarattı. Çok ciddi huzursuzluk var. Bunun ne kadar süreceği, nerede biteceği belli değil. Otoritelere çok büyük görevler düşüyor.”

 

‘Citi Group’la ortaklığa devam’
Globalleşme nedeniyle Türk bankalarının hasta olan uluslararası mali sistemden etkilenmemesinin söz konusu olamayacağını kaydeden Sabancı şöyle konuştu:
“Türk bankaları sendikasyonlar ve çeşitli borçlanmalarda bulunuyorlar. Hasta olan muhataplarımızın durumu bizi de etkileyecektir. O yüzden muhataplarımızı iyi değerlendirmeli, yatırım kararlarımızı sokaktaki vatandaş gibi yeniden gözden geçirmeliyiz.”
Akbank’ın stratejik ortağı Citi Group’un dünyanın büyük oyuncularından biri olması nedeniyle krizden etkileneceğini ifade eden Sabancı, “Ancak bizim ortaklığımız aynen devam edecektir. İşbirliğimizde herhangi bir değişiklik yoktur” açıklamasında bulundu.kaynak,milliyet

Arama Motorları
Google Adsense
Banka EFT kodları

Bedava Web Alanları Çizgi Roman Siteleri Dernekler Devlet Siteleri Ekonomi Siteleri Gerekli Siteler İnternet Üzerinde Arama Linkleri
İslamı Siteler Java Cripts İle İlgili Bilgi Veren Linkler Kendi Bannerleriniz Kendiniz Hazırlayabileceğiniz Linkler Medya Linkleri Magazin Siteleri Online Elektronik Sözlük Siteleri Online Sözlük Siteleri Online Yabancı Sözlük Siteleri - Spor Siteleri Software & Download Tasarımla İlgili En Popüler Linkler Teknolojik Bilgi İçeren Linkler
Blogcu ile yapıldı