« Önceki |

22/9/2008

Bush, 700 milyar dolarlık kurtarma paketinin hızla onaylanmasını

ABD Başkanı George Bush, mali sistemi düzeltmek için gerekli olan 700 milyar dolarlık kurtarma paketinin, Kongrede hızla onaylanmasını istedi.
Bush yaptığı açıklamada, finansal piyasaları istikrara sokma planı çerçevesinde, tüm dünyanın kendilerini izlediği bir ortamda, kurtarma paketinin, Demokrat ve Cumhuriyetçi kongre üyelerinin işbirliği ile ek maddeler koyulmadan, bir an önce geçmesi gerektiğini söyledi.
Bush, pakete ilave önlemlerin konulmasının, planının etkinliğini zayıflatacağını ifade etti.,kaynak,milliyet

22/9/2008

Ankara’da, Hazine’ye ait 35 taşınmaz satılacak

Ankara’da, Hazine’ye ait 35 taşınmaz satılacak

 

Ankara’da, Altındağ, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Polatlı, Yenimahalle ve Gölbaşı ilçelerinde bulunan 35 adet gayrimenkul, açık teklif usulüyle satılacak.
Ankara Deftarlığından yapılan açıklamada, söz konusu 35 taşınmazın tahmini bedelinin 9 milyon 16 bin 675 YTL olduğu belirtilerek, şu bilgilere yer verildi:
"İmar planında konut alanı olarak ayrılan 27 adet taşınmazın tahmini bedeli 3 milyon 594 bin 500 YTL, ticaret alanı olarak ayrılan 3 adet taşınmazın tahmini bedeli 2 milyon 676 bin YTL, kentsel çalışma alanı olarak ayrılan 1 adet taşınmazın tahmini bedeli 1 milyon 600 bin YTL, ticari rekreasyon alanı olarak ayrılan 1 adet taşınmazın tahmini bedeli 930 bin YTL, sanayi ve küçük sanayi alanı olarak ayrılan 2 adet taşınmazın tahmini bedeli 166 bin 175 YTL, 1 adet dairenin tahmini bedeli 50 bin YTL’dir."
Söz konusu taşınmazların ihalesi, 25 Eylül 2008 tarihinde Defterdarlık hizmet binasında, açık teklif usulüne göre yapılacak.
Satış bedelleri peşin veya dörtte 1’i peşin, geriye kalanı en fazla 24 ay içinde 8 eşit taksitle ödenebilecek.
Satışı yapılan taşınmazların satış ve devir işlemleri ile işlemler esnasında düzenlenen belgeler, resim, harç ve KDV’den müstesna olacak. Satış tarihinden itibaren 5 yıl süreyle emlak vergisine tabi tutulmayacak.
Şartnameler, Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Anıt ve Ulus Emlak Müdürlüğü ihale servisinde, mesai saatleri içinde görülebilecek.

20/9/2008

Erdoğan’a tepkiler çığ gibi

DOĞAN HABER AJANSI

Başbakan’ın ‘basına boykot’ çağrısına, gazeteciler cemiyetleri ve üniversiteler başta olmak üzere, meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinden tepki: Hem demokrasinin geleceği hem de basın çalışanlarının ekmeğiyle oynanıyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, önceki gün AKP Ankara İl Başkanlığı’nın verdiği iftarda “basına boykot” çağrısına yurdun dört bir yanından çığ gibi tepki geldi. İşte tepkiler... 
TOBB: Erdoğan’ın bu çağrısı medyasektörü açısından son derece tehlikeli ve endişe vericidir. Bu tutum sadece bir medya grubuna değil, sektörün tümüne yöneliktir. Erdoğan, bu yanlış tutumdan vazgeçmelidir. Bu kampanyanın yarın ekonomik boyutları da dahil farklı mecralara kayabileceğini düşünmek bile istemiyoruz. Bu çağrının toplumu farklı kutuplara itebilecek başka bir gelişmeyi de beraberinde getirebileceği endişesi taşıyoruz.
Süleyman Çelebi (DİSK Genel Başkanı): Erdoğan’ın eleştiriye, farklı seslere tahammülü olmadığını öteden beri biliyor, bu konudaki tutumunun gittikçe katılaşmasını endişeyle izliyoruz. Sözleriyle, muhaliflerine yaşama şansı tanımadığını açıkça beyan etmiştir. Elbette herkes demokrat olmak durumunda değildir.
Rıza Mete (Adana Tabip Odası Başkanı):  Basın özgürlüğü yoksa insan özgürlüğü de yoktur.
Hamdi Yurdakul (Merkez Mersin Gazeteciler Derneği Başkanı): Boykotun basın özgürlüğü ve demokrasiyle bağdaşır bir yanı yoktur. 

‘BAŞBAKAN GAFLET İÇİNDE’
Bülent Ecevit (Antalya’daki Akdeniz Basın Vakfı Başkanı): Başbakan, gaflet ve delalet içine düşmüştür.
Ümit Özgümüş (Adana Sanayi Odası Başkanı): Bunun sonu totaliter rejimdir, korku imparatorluğudur.  Başbakan yarın da kendisiyle iyi geçinmeyen sanayi grupları için de boykot kampanyası açabilir ve işadamlarını sindirme yoluna gidebilir.
Ali Doğan (Mersin Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı): Bu yaklaşım basın özgürlüğüyle bağdaşmaz.
Ayla Yüksel (Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Antalya Şube Başkanı): Bu zihniyet bizi, karanlığa götürür. 

‘TARAF OLMASI TALİHSİZLİK’
Kemal Özgen (Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı): Ülkenin çok önemli sorunları varken bu tür meselelerle uğraşmak ekonomimize büyük bir zarar veriyor.
Mustafa Durna (Atatürkçü Düşünce Derneği Antalya Şube Başkanı): Olaylara at gözlüğüyle yaklaşmak hiçbir zaman bir ülke liderine yakışmaz.
Ali Rıza Akıncı (Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği): Bu tür bir çıkışla demokrasiden asla söz edilemez.
Ünal Türkeş (Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı): Devletin tepesindeki bir kişinin taraf olması talihsizliktir.
Nevzat Erdemir (İzmir Barosu Başkanı): Bu tavrını  hukukun temel ilkeleriyle bağdaştırmak mümkün değil.
Suat Kaptaner (İzmir Tabip Odası Başkanı): Başbakan’ın demokrasi kültürüyle uzaktan yakından alakası olmadığı ortaya çıkıyor.
Cemal Elmasoğlu (Ege Genç İşadamları Derneği Başkanı): Başbakan’ın söylemi demokrasiyle örtüşmüyor.

‘BU BİR SUÇTUR’
Remzi Demirkol (Manisa Barosu Başkanı): Başbakan bir kızgınlık haliyle gündem değiştirmeye çalışıyor. 
Erol Akıncılar (İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı): Cumhuriyet tarihinde hiçbir başbakan basına karşı böyle bir tavır içinde olmamıştır.  Bu suçtur.
Prof. Dr. Haluk Günuğur (Türkiye Avrupa Birliği Derneği Genel Başkanı): AB standartlarında düşünülmesi ürkütücü bir yaklaşımdır.
Abdurrahman Yavuz (Uşak Gazeteciler Cemiyeti Başkanı: İktidar sahibi bir kişinin insanların okuma özgürlüğüne yön vermesi, Afrika’da bile görülmemiş olay.
Ahmet Gürel (Samsun Baro Başkanı):  Sayın Başbakan’ın bu açıklaması devletin alması gereken tedbirlerin tam tersidir.
Halit Yılmaz (Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı): Psikolojisi bozulmuş durumda, Başbakan ne söylediğini bilmiyor. Başbakan’ın bir an önce sakinleşmesi ve normal duruma gelmesi gerekiyor. Sağlıklı düşünemiyor.
Adil Demir (Denizli Barosu Başkanı): Başbakan gözdağı veriyor, şantaj yapıyor. Sözleriyle demokrasiyi içine sindirmiş başbakan olmadığını ortaya çıkarmış oldu. 

‘KUTUPLAŞMA YARATIYOR’
Prof. Dr. Osman Metin Öztürk (Giresun Üniversitesi Rektörü): Bu tür yaklaşımın demokrasiyle uyup uyuşmadığını kamu oyunun takdirine bırakıyorum.
Prof.Dr. Nejdet Atabek (Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı): Medyaya müdahalenin bütün özgürlüklere müdahale anlamına geldiğini görmeliyiz.
Sezgin Tanrıkulu (Diyarbakır Barosu Başkanı): Bu açıklamayla halkın haber alma özgürlüğünü içselleştirmediğini ortaya koymuştur.
Mahmut Oral (Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyesi): Başbakan’ın bu açıklamaları toplumda kutuplaşma yaratmakladır.
Dr.Selçuk Mızraklı (Diyarbakır Tabipler Odası Başkanı): Medyanın önüne bu tür ipotekleri çıkarmak esasen bir tür istibdat anlayışıdır. Bunu demokratik teamüllere uygun bulmuyorum.
Özgür Ulaş Kaplan (Tunceli Barosu Başkanı): Başbakan tek tip düşünceyi hâkim kılmaya çalışıyor.
Recep Bulut (Kayseri Gazeteciler Cemiyeti Başkanı): Bu durum demokratik gidişat açısından endişe verici.,milliyet

20/9/2008

Muhalefetten boykot tepkisi

Başbakan Erdoğan’ın Doğan Grubu gazetelerine yönelik boykot çağrısına muhalefetten sert tepki geldi. Muhalefet temsilcileri şunları söyledi:

CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen:  Dünyanın hiçbir yerinde bir Başbakan, sokakta gazete satan çocuğun, yazanın, çizenin, gazeteyi basanın, dağıtanın ekmeğine böylesine göz dikecek bir çılgınlığa düşmemiştir. ‘Şu gazeteleri almayın’ demek; sadece onun sahibine karşı değil, binlerce çalışanına ‘evine ekmek götürme’ demektir.
CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin: Yandaşlarının yolsuzluğunun üstünü örtmek adına toplumu kamplaştırıyor ve bölüyor. Devletin bütün kurumlarıyla Türkiye tarihinin bu en büyük bağış yolsuzluğu ve kaçakçılığının üzerine gitmesi, savcıları ve MASAK’ı devreye sokması gerekirken, bu yolsuzluğun öğrenilmesini engellemeye çalışıyor. 5 yıldan beri gizlemeye çalıştığı baskıcı, diktacı ve faşizan eğilimlerini artık kontrol edemiyor.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart: Başbakan’ın faşizan bir yönetim anlayışına sahip olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.

‘Öğrenmeyin’ demek
CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman: Son derece vahim bir söylem. Tamamen antidemokratik bir davranış şekli. Bundan bir adım ötesi gazetelerin yayınlanmasını engellemek olur. Potansiyel bir diktatörümüz var.
DSP İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız: Önergesinde, “ Ayrımcılık yapma hakkınız var mı? Bir ülkenin başbakanı olarak işinize gelmeyen gazeteleri partililerinizin okumaması için çağrıda bulunmanızın doğru olduğuna gerçekten inanıyor musunuz? Böyle bir çağrının demokratik ülkelerde başka örneği var mı?” sorularını yöneltti.
SHP Genel Sekreteri Uğur Cilasun: Başbakan o kadar açık konuşmamıştır. Bilkent Otel’de iftar yapan yurttaşlara demek istediği; ‘Bizim ne işler karıştırdığımızı bilmeyin, öğrenmeyin’dir. ‘Basın özgürlüğü yalnız bizim yandaşlarımız için söz konusudur. Biz biliriz, yararlanmasını da biliriz’ demek istemiştir.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural: Başbakanın demokrasi anlayışı sadece raftadır. Milli Görüş gömleğini çıkardığını söyleyen Başbakan kara gömlek giymiştir. Başbakan bu çağrıyla demokrasi suçu işliyor. Bu çağrı açıkça şantaj ve tehdittir. Faşist düzen arzusu içinde olduğu, diktatörlük özlemi içinde olduğu ortaya çıkmıştır.
‘Guinness’e aday olacak’
MHP Alanya İlçe Sekreteri Bekir Sami Metin: Türk tarihinde yolsuzluk AKP ile imtiyaz kazandı. 85 yıllık Cumhuriyet tarihinde göreve gelmiş 60 hükümet içerisinde az zamanda çok ve yolsuz işler başarmış bu hükümet, teşkilatımızca Guinness Rekorlar Kitabı'na girmesi için aday gösterilecektir.
Bu arada, CHP İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan,  Erdoğan'ın medyayı boykot etmeye çağırmasını meclis gündemine taşıdı. Ayhan, TBMM Başkanlığı'na Erdoğan'ın yanıtlaması isteğiyle soru önergesi verdi.,milliyet

20/9/2008

Basın Enstitüsü’nden dayanışma çağrısı

DIŞ HABERLER SERVİSİ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gazeteleri boykot çağrısı, Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) Türkiye’deki kardeş kuruluşu Basın Enstitüsü Derneği (IPI Turkish National Committee) tarafından sert bir dille kınandı. Derneğin dün yayımladığı bildiri, IPI’ın Viyana’daki merkezi tarafından da tüm dünyaya duyuruldu.

Başbakan’ın çağrısını demokrasiye ve onun vazgeçilmezi olan basın özgürlüğüne karşı bir darbe olarak niteleyen Basın Enstitüsü Derneği, Türkiye’nin geçirmekte olduğu tehlikeli gelişmelere vurgu yaptıktan sonra dayanışma çağrısında bulundu. 

‘Kabul edilemez’
Bildiride şöyle denildi: “Erdoğan’ın medyayı hedef alan açıklamalarına son olarak, boykot çağrısını da eklemesi Türkiye demokrasisi açısından son derece talihsiz ve kabul edilemez bir durumdur. Halkın haber alma ve bilgiye ulaşma özgürlüğü, Türkiye’nin de altında imzası bulunan Uluslararası İnsan Hakları Bildirgesi’nin 19. maddesinde garanti altına alınmıştır. AB sürecini hızlandırma sözü veren Erdoğan’ın, en temel demokratik ilkeleri bile hiçe sayan medyayı boykot çağrısı, en temel demokratik haklar arasında olan halkın haber alma hakkı ve basın özgürlüğünü doğrudan tehdit etmektedir.,milliyet

20/9/2008

Antidemokratik zihniyet

Basın örgütleri, AKP’lilere Doğan Grubu’nun gazetelerini boykot etme çağrısında bulunan Başbakan Erdoğan’a tepki yağdırdı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), son günlerde yaşanan tartışmalar üzerine basın meslek örgütlerini 23 Eylül salı günü olağanüstü toplantıya çağırdı. Toplantıda, Erdoğan’ın medyaya yönelik tutumu ve sektörde yaşanan diğer gelişmeler ele alınacak.
Erdoğan’a tepki gösteren basın örgütlerinin açıklamaları şöyle:
-  Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu: Erdoğan’ın boykot çağrısı, gerçek çok partili dönemde ve TBMM açıkken yapılmış, bugüne kadar benzeri olmayan bir basın düşmanlığı. Benzer çağrıların geçmişte askeri yönetimler döneminde yapılmış olması, tedirginliğimizi daha da arttırmaktadır. Türkiye adına AB ve Avrupa Konseyi’ne verilmiş olan sözleri yerine getireceğine duygusal bir yaklaşımı tercih ediyor olması da yadırgatıcıdır. 
-  Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi: Başbakan’ın bu çağrısının demokratik hiçbir toplumda eşini görmek mümkün değildir. Çünkü “Gerçekleri öğrenmek için çeşitli yayınları okuyup kendiniz değerlendirme yapın” demesi gereken Başbakan tam tersini yapmakta ve “Sadece benim beğendiğim gazeteleri okuyun” demiş olmaktadır. Başbakan’ın bu çağrısı ayıp ve eşi az bulunur bir antidemokratik zihniyet örneğidir. 
-  Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Nazmi Bilgin: Başbakan Erdoğan, demokratik bir sistem sayesinde o koltukta oturduğunu unutup, demokrasinin tüm kurallarını hiçe sayarak, demokratik davranış biçiminden uzaklaşmıştır. Gazetelerin denetçisi başbakan değildir.  
-  Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD) Başkanı Göksel Bozkurt: Başbakan’ın bazı gazeteleri boykot çağrısı yapması, Anayasa’daki “haberleşme hürriyeti ve basın hürriyeti” maddelerinde ifadesini bulan ilkelere açıkça aykırıdır. 
-  Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Başkanı Ahmet Abakay: Başbakan’ın kendisini eleştiren medyayı düşman ilan edip kampanya açmasını çağdışı buluyorum. Böyle bir başbakana sahip olduğumuz için utanıyorum. Bir Başbakan’ın kendisini eleştiren, Deniz Feneri’nde mahkeme kararlarını yayımlayan gazeteleri düşman ilan etmesi uluslararası camiada şaşkınlık yaratacaktır. 
-  Radyo Tele-vizyon Gazetecileri Derneği (RTGD) Genel Başkanı Metin Özkan: Demokratik rejimlerde bir başbakanın kendisinin hoşuna gitmediği gazeteleri almama çağrısı yapması, rejimin demokratik kurumları açısından endişe vericidir.. 
-  Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD): Bu kampanyanın çağdaş, demokratik, özgür bir Türkiye’ye ve halkına yakışmadığını düşünüyoruz. Gazete ve gazetecileri yok etmeye yönelik bu kampanyayı kınıyoruz. n HABER MERKEZİ,,milliyet

20/9/2008

Erdoğan dikta hevesinde

ANKARA Milliyet

CHP lideri Baykal, ‘Boykot çağrısı Başbakan’ın sadece ruh halini değil, siyasi felsefesini, düşünce tarzını, eline imkân geçtiği zaman nasıl bir toplum yaratabileceği konusunda bize ipuçları veriyor’ dedi

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP’lilere yaptığı, “yalan yanlış haberleri yazan gazeteleri evinize sokmayın” çağrısını sert bir dille eleştirerek, “Bütün bunların altında istibdat, dikta hevesi yatıyor” dedi.
CNN Türk’teki Ankara Kulisi programına katılan Baykal, şu mesajları verdi:
ELİNE İMKÂN GEÇSE: Sadece ruh halini değil, siyasi felsefesini, düşünce tarzını, eline imkân geçtiği zaman nasıl bir toplum yaratabileceği konusunda bize ipuçları veren bir açıklama. Asıl dünya görüşünü ortaya koyuyor.
BÖLÜCÜLÜK YAPIYOR: Bir Başbakan’ın ülkede yayınlanan, yasalara göre meşru faaliyet gösteren yayın organlarına “almayın” diye bir kampanya yapması tasavvur edilecek şey değil. Başbakan’ın görevi onların da haklarını korumak, faaliyetlerini mümkün kılmaktır.  Başbakan, hırslarıyla tepkileriyle yetkileriyle ortalığa nizam vermeye çalışıyor. Husumet duyuyor, bölücülük yapıyor. Yanlış söyleyebilir, o zaman kuralları işletirsin. Sen mi karar vereceksin neyin yazılıp söyleneceğine?
AMBARGO UYGULAMASI: Başbakan Deniz Feneri haberlerine kızıyor, ama hedefi yanlış. Kızmak, “bunu almayın” şeklinde bir noktaya kimseyi götüremez o ayrı da, basın organlarına kızacağına doğrudan Alman mahkemesine kızsın. Gücü yetiyorsa Almanya’ya nota versin, Almanya’yı ambargoya alsın. Bu, Türk basınına karşı ambargo uygulamasıdır...
Bu zihniyetin altında husumet var, bölücülük var, hukuka saygısızlık var, ambargo ve dışlama zihniyeti var. Bütün bunların altımda istibdat, dikta hevesi yatıyor.
TMSF İLE TAM KONTROL: Basın danışmanı aracılığıyla gazeteleri; TMSF ile tam kontrolü sağlamadan önce, TMSF kontrolü sırasında, o şaibeli satışlar gerçekleşmeden önce devlet parasıyla 750 milyon dolarla, akrabalarının kontrolüne işi geçirmeden önce, TMSF yetkisini kullanarak “Şunu 1. sayfadan kaldırın, bunu bilmem ne yapın, genel yayın yönetmenliğine bunu getirin...” Gazeteler de genel yayın yönetmenleri ya Cumhurbaşkanı’nın uygun görmesiyle ya Başbakan’ın kararıyla falan yayın yapar hale geldi.
SONRASI SANSÜR: “Bunu almayın, evinize sokmayın” kampanyasını Başbakan sıfatıyla yapıyorsa bunun bir aşama sonrası, imkan bulursa onların yayımlanmasını yasaklamaktır. Başbakan artık “ya yanımdasın ya karşımdasın” diyor. Ben yanında olmak zorunda değilim.

 

‘Cumhurbaşkanı düğmeye bassın’
CHP?Genel Başkanı Baykal, Türkiye ayağı konusunda da şunları söyledi:
“RTÜK Başkanı derhal istifa etmelidir. Cumhurbaşkanı da bu noktada Akman’ı çağırıp ‘istifa et’ diyebilir. Olmazsa, Devlet Denetleme Kurulu’nu devreye sokabilir. Bu tablo karşısında Cumhurbaşkanı susabilir mi, derhal harekete geçmelidir, düğmeye basmalıdır. Meclis Başkanı üstü kapalı Akman’ı istifaya davet ediyor ve diyor ki, ‘Hukuki uygulama imkânımız yok.’ Olabilir ama Meclis Başkanı ‘Bu olmaz’ diye daha kararlı hükümler vermelidir.”kaynak,milliyet

19/9/2008

Borsa uçuşa geçti, doların ateşi düştü

ABD Hazinesi ve ABD Merkez Bankası'nın (FED) mali sektörü kurtaracak yeni bir plan hazırladığını duyurdu. Borsalar uçuşa geçti

AA




İMKB Bileşik Endeksi yüzde 6'nın üstünde bir artışla açıldı.

Endeks, üst üste 8 günde ortalama yüzde 20,49'luk düşüşün ardından yüzde 6,62'lik bir artışla güne başladı.


Bileşik Endeks, 8 Eylül gün sonunda 40.517,08 puanlık kapanışın ardından 8 iş günü boyunca geriledi. Dün 32.216,43 puandan kapanan endeksteki toplam kayıp 8.300,65 puan ve yüzde 20,49'a ulaştı.

Dünkü 1. seansta 30.971,24 puana kadar gerileyerek son 2-2,5 yılın en düşük seviyelerini gören Bileşik Endeksin, açılışta, FED'in kurtarma planı sonrası ABD borsalarında görülen hızlı yükselişten etkilendiği gözlendi.

Dün 32.216,43 puandan kapanan İMKB Bileşik Endeksi, 2.134,24 puan ve yüzde 6,62'lik artışla 34.350,67 puandan güne başladı. Açılışın ardından 34.153,80-34.655,35 puan aralığında bir seyir izleyen endeks 34.400-34.500 puan seviyelerinde dengelendi.

İlk yarım saat tamamlandığında Bileşik Endeks düne göre 2.284,71 puan ve yüzde 7,09 artışla 34.501,14 seviyelerinde bulunuyor.

DÖVİZ

İstanbul ve Ankara'da dolar, avro ve sterlinin alış-satış fiyatları, saat 09.30 itibariyle şöyle:

İSTANBUL ALIŞ SATIŞ
ABD Doları 1,2580 1,2640
Avro 1,7860 1,7920
Sterlin 2,2700 2,3000

ANKARA
ABD Doları 1,2520 1,2670
Avro 1,7820 1,8040
Sterlin 2,2450 2,3000



ASYA BORSALARI TOPARLANDI

Asya borsaları, piyasalardaki olumlu gelişmeleri, bugün yükselişle yanıt verdiler.

Çin'de Şangay Bileşik Endeksi yüzde 9,3, Tokyo Menkul Kıymetler Borsası ortalama yüzde 3,76, Hong Kong Borsası da yüzde 7 oranında yükseldi.

Öte yandan, iki günlük geçici tatilin ardından bugün yeniden açılan Moskova Menkul Kıymetler Borsası, MICEX endeksinde yüzde 18 oranında artış ve RTS endeksinde yüzde 14'lük artış görüldü.

19/9/2008

Kurşunsuz benzinde indirim

Akaryakıt ürünlerinden 95 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatında 10 YKr indirim yapıldı

AA




AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Ankara ve İzmir'de BP, OPET, PO ve
Shell&Turcas bayilerinde 95 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatı 3,37 YTL'den
3,27 YTL'ye indi.

İstanbul'da ise BP, OPET, PO ve Shell&Turcas bayilerinde 95 oktan
kurşunsuz benzinin litre fiyatı 3,38 YTL'den 3,28 YTL'ye indi.

Diğer taraftan, kalorifer yakıtı olarak kullanılan 4 numaralı fuel oil'in
perakende satış fiyatı ise 6-7 YKr düşüş gösterdi. Dağıtım firmalarının
belirlediği tavan fiyatlar, rekabet ve serbesti nedeniyle, şirketler ve şehirlere
göre küçük çaplı değişiklikler gösteriyor.

Bazı dağıtım şirketlerinin Ankara, İstanbul ve İzmir'de geçerli olan 95
oktan kurşunsuz benzin fiyatları, öncekiyle karşılaştırmalı olarak (litre/YTL)
şöyle:
95 OKTAN KURŞUNSUZ BENZİN
-
ANKARA

Eski Yeni
Fiyat Fiyat
- -
BP 3,37 3,27
OPET 3,37 3,27
PO 3,37 3,27
Shell 3,37 3,27
İSTANBUL

Eski Yeni
Fiyat Fiyat
- -
BP 3,38 3,28
OPET 3,38 3,28
PO 3,38 3,28
Shell 3,38 3,28
İZMİR
-
Eski Yeni
Fiyat Fiyat
- -
BP 3,37 3,27
OPET 3,37 3,27
PO 3,37 3,27
Shell 3,37 3,27,,,kaynak,vatan

19/3/2007

Vatan size minnettar

.

Çanakkale Deniz Zaferi’nin 92’nci yıldönümü ve Şehitleri Anma günü olan dün, halk Anıtkabir’le Çanakkale’ye koştu. Şehitlerimizi bir kez daha saygıyla andık


Çanakkale Deniz Zaferi’nin 92. yıl dönümü tüm yurtta törenlerle kutlanırken, Güneydoğu’da verdiğimiz şehitleri de gözyaşlarıyla andık.

Okunan dualar Türkçe’ye çevrildi
İzmir’deki Kadifekale Şehitliği’nde yapılan törende, mezarlara üzerinde “Siz toprağa değil, kalplere gömüldünüz” yazılı karanfiller bırakıldı. Törende imamların okudukları Arapça dualar, Türkçe çevirileriyle bir kez daha okundu. Devlet yetkililerin katıldığı törenler şehit analarının sitemlerine de sahne oldu.

Elif Şafak kadar kıymeti yok mu!
Balıkesir’de şehit mezarlarını ziyaret eden Devlet Bakanı Mehmet Aydın, şehit annesi Fikriye Evrenos’un sitemiyle karşılaştı. Fikriye Hanım, “Benim evladımın Elif Şafak kadar kıymeti olmadı. Başbakan bir telefon açıp ‘başın sağolsun’demedi. 301’den yargılanan Elif Şafak’a ise ‘bebeğini güle güle büyüt’dedi. İsyanım buna” dedi.

Herkes bir gün de Mehmetçik olsun
Trabzon’da ise Şehit Aileleri Derneği ve Dayanışma Derneği ile Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Nuran Özer, Trabzon Valisi Nuri Okutan’a, “Herkes 1 günlüğüne Ermeni oluyor ama, şehit cenazelerinde Mehmetçik olmuyor” diye sitem etti.

Şehit polise maaş ayıbı
Şırnak’ta geçen yıl uğradığı silahlı saldırıda şehit olan polis memuru 29 yaşındaki Mehmet Yardımcı’nın ailesine henüz ölüm tazminatı verilmedi, maaş bağlanmadı. Şehidin kız kardeşi Sevgi Yardımcı, annesiyle birlikte Kaymakam Cengiz Horozoğlu’ndan yardım istedi: “Emekli Sandığı kardeşimin katillerinin yakalanmasını ya da kimliklerinin tespit edilerek terörist olduklarının kanıtlanmasını koşuyor. Binlerce şehit askerimizin, polisimizin hangisinin katili yakalanmış ya da kimliği tespit edilmiş. Bu nasıl iştir anlayamadım.”

Bu acıya yürekler dayanmadı

* OĞLUNUN MEZARINDA FENALIK GEÇİRDİ: Konya’da 55 yaşındaki Sultan Ayhan, geçen yıl şehit olan astsubay oğlu Fatih’in mezarı başında dua ederken fenalaştı. Daha önce 2 kez kalp ameliyatı olan Sultan Ayhan, hastaneye kaldırıldı.

* VALİ EŞİ RAHATSIZLANDI: Kayseri’de valilik tarafından şehit aileleri için düzenlenen yemekte, 2 şehit yakını ile Vali Osman Güneş’in eşi Ayşe Güneş rahatsızlandı. Tansiyonu yükselen Güneş’e dil altı hapı verildi.

* ERZİNCAN VALİSİNİN TANSİYONU DÜŞTÜ: Erzincan’daki törenlere katılan 62 yaşındaki Vali Ali Güngör’ün tansiyonu düştü. Belediye Başkanı AKP’li Mehmet Buyruk, Vali Güngör’ü kolundan tutarak düşmesini önledi.

* URFA VALİSİ HASTANELİK OLDU: Şanlıurfa’daki Çanakkale Zaferi’nin 92. yıl dönümü nedeniyle düzenlenen töreni izlerken rahatsızlanan Vali Yusuf Yavaşcan, hastanede tedaviye alındı.

Krizler de yaşandı
* HATAY’DA ÇELENK PROTESTOSU: Hatay’da bir grup şehit ailesi, görevlilerin “Anıta sadece Valilik, Garnizon ve Belediyenin çelenkleri konulabilir” sözlerine tepki gösterdi ve “Biz bu vatana şehitler verdik. Bir çelengi çok mu görüyorsunuz?” dedi.

* VALİ’DEN İSTİKLAL MARŞI FIRÇASI: Adana’nın yeni valisi İlhan Atış, törenler İstiklal Marşı’nı ‘cansız ve cılız bir sesle’okuyan polis okulu öğrencilerini azarladı ve “Olmadı gençler. İstiklal Marşı’nı hiç iyi okumadınız. Bir daha böyle okumayın. Hiç beğenmedim. Ona göre” diye sitem etti.


Vatan

Arama Motorları
Google Adsense
Banka EFT kodları

Bedava Web Alanları Çizgi Roman Siteleri Dernekler Devlet Siteleri Ekonomi Siteleri Gerekli Siteler İnternet Üzerinde Arama Linkleri
İslamı Siteler Java Cripts İle İlgili Bilgi Veren Linkler Kendi Bannerleriniz Kendiniz Hazırlayabileceğiniz Linkler Medya Linkleri Magazin Siteleri Online Elektronik Sözlük Siteleri Online Sözlük Siteleri Online Yabancı Sözlük Siteleri - Spor Siteleri Software & Download Tasarımla İlgili En Popüler Linkler Teknolojik Bilgi İçeren Linkler
Blogcu ile yapıldı