« Önceki | Sonraki »

23/9/2008

İşte Akman'ın ticari aktiviteleri!

İşte ‘RTÜK Başkanı olarak ne TV patronuyla ne başkasıyla ticari aktivitem yok’ diyen Akman’ın ticari ilişkileri...

Türkiye’deki Şirketler

* Hayat Yapı Limited Şirketi: Zekeriya Karaman, kardeşi Turgut Akman ve kapatılan RP’nin eski milletvekili Hasan Hüseyin Ceylan’ın eşi Hamide Ceylan’la birlikte ortak. Akman 5 yıl önce kardeşi Turgut Akman’ın hisselerinin yüzde 32.5’ini devraldı.

* Hayat Görsel Yayıncılık A.Ş: Kanal 7 operasyonunda Yeni Dünya İletişim A.Ş’yle birleştirilen Hayat Görsel Yayıncılık Anonim Şirketi’nin eski unvanı Yeni Pasifik İnşaat Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ydi. Ortakları 21 Mart 2005 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’ndeki kayıtlara göre Akman, Türkiye Deniz Feneri Ankara Temsilcisi Mevlüt Koca, Yusuf Tüzün ve Ceyda Arman. Şirket isim değiştiriyor. Akman’ın hisselerini ne zaman devrettiği ise ticaret sicil gazetesinde yer almıyor.

* Uluslararası Güvenlik Hizmetleri Limited: Şirket ortakları arasında Akman ve Ayşe Gülgün Akman ile İsmail Karahan yer alıyor. Akman RTÜK Başkanı seçildikten 12 gün sonra 27 Temmuz 2005’te hissesini Beyaz Holding A.Ş’ye devrediyor.

* Renklam Medya İletişim ve Ticaret Limited: Akman’ın İsmail Karahan, Beyaz İletişim, Mehmet Ali Olgun, Adnan Haşal, İbrahim Yılmaz, Mahmut Sarıçiçek, Cihan Akçalı ile ortak olduğu şirket 1997’de kuruldu. Akman şirketteki payını RTÜK Başkanı seçildikten 12 gün sonra İsmail Karahan’a devretti.

* Aktif Barter: Hissesini 22 Temmuz 2005’te Karaman’a devretti.

* Kare Eğitim İletişim ve Organizasyon Hizmetleri Limited: 1997’de kuruldu. Akman şirketi Beyaz Holding, Zekeriya Karaman, İsmail Karahan ve Mustafa Çelik’e devretti. 25 Eylül 2007’de Karaman ve Çelik şirketten istifa ettiler ve şirket Beyaz Holding ile Karaman’a kaldı.

* Merkez Eğitim Organizasyon ve Sosyal Hizmetler Limited: 2001’de kuruldu. Ortakları arasında Beyaz Holding, Ömer Önder, Ayşe Sümeyra İleri, Ercan Erbeşler, Akif Aksoy, Ayşe Sümeyra Aykut, Ertaç Erbeşler var. Şirket resmi kayıtlarda belirtilmeyen bir tarihte Mahmut Sarıçiçek ve Numan Usta’ya devredildi.

Almanya’daki şirketler

* Weiss Handels: 2003’ten 30 Eylül 2005’e kadar genel müdürlük yaptı. Akman RTÜK Başkanı olduğu 15 Temmuz 2005 tarihinden 2 ay 15 gün sonra şirketten ayrıldı. Ortakları Zekeriye Karaman, İsmail Kahraman, Mustafa Çelik ve Mehmet Gürhan.

* Atlas Media: 2003’ten 4 Ekim 2005’e kadar genel müdürlük yapıyor. Akman 2 ay 19 gün hem şirket genel müdürü hem de RTÜK başkanı olarak görev yaptı. Ortakları Karaman, Karahan, Çelik ve Gürhan’dı.

* Yeni Şafak Europa: 2003’ten 2006’ya kadar genel müdürlük yaptı. 80 bin eurodan 100 bine çıkardığı hisselerini 2006’da devretti. Akman bir yıl bir ay RTÜK başkanlığıyla şirketteki görevine de devam etti. Ortakları Mehmet Balıkçı, Firdevsi Ermiş.

* Euro 7: Akman, 16 Nisan 2003’te 84 bin 350 euro ile şirkete ortak oluyor. 18 Aralık 2005’te hisselerini devrediyor. Akman bu şirkette RTÜK başkanlığıyla birlikte 5 ay görev yaptı. Ortakları Mehmet Balıkçı, Gürhan, Karaman, Çelik ve Karahan.,kaynak,vatan

23/9/2008

Zahit Akman'a AKP' şoku

NTV canlı yayınında 'Başbakan arkamda' diyen RTÜK Başkan'ı Zahit Akman'a Dengir Mir Mehmet Fırat'tan şok edici yanıt


Habertürk Televizyonuna konuşan AKP Genel Başkan yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, RTÜK Başkanı Zahit Akman NTV'deki canlı yayında istifa etmeyeceğini çünkü Başbakan'ın arkasında olduğunu söylemesine tepki gösterdi.

Dengir Mir Mehmet Fırat, RTÜK Başkanı Zahid Akman'ın "Başbakam arkamda" sözlerinin hatırlatılması üzerine, "Başbakan kimseye arkandayım demez" dedi



İŞTE DENGİR MİR MEHMET FIRAT'IN ŞOK SÖZLERİ

BP- Başından beri Zahit Akman'a destek vermeyen, sahip çıkmayan bir kaç kişiden birisiniz.

DF- Evet. ben hiç bir zaman suçlunun ve suçun yanında olmam.

BP- Zahit Akman'ın suçlu olduğunu mu düşünüyorsunuz?

DF- Onu bilemem.

BP- Zahit Akman istifa etmemesine gerekçe olarak Başbakan'ın arkasında olduğunu söylüyor.

DF- Sayın Başbakan'ın öyle bir söylemi olduğunu zannetmiyorum..kaynak,,vatan

17/9/2008

Karar Türkiye'de böyle yankılandı

Alman mahkemesinin kararına ilişkin Hükümet'ten ilk açıklama Adalet Bakanı Şahin'den geldi. Şahin, sonucun sevinilecek bir olay olmadığını söyledi.

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının suç işlemesi ve bunun sonucunda yargılananların hüküm giymeleri sevinilecek bir şey değil" dedi. Adalet Bakanı Şahin, bakanlıktan ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladı.  Almanya’da görülen Deniz Feneri davasının hatırlatılması üzerine Şahin, ne kendisinin ne de bakanlığının bu davanın tarafı olmadığını söyledi.
Şahin, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının suç işlemesi ve bunun sonucunda yargılananların hüküm giymeleri sevinilecek bir şey değil. Özellikle bunun yurt dışında işlenmiş olması ve yurt dışında hüküm giymiş olmaları çok daha üzüntü vericidir. Bakanlığıma bu dava veya başka davalarla ilgili hukuki yardımlaşma açısından bir görev düştüğünde o mutlaka yerine getirilecektir" dedi. "Alman makamlarından herhangi bir yardım talebi gelip gelmediğinin" sorulmasına karşılık Şahin, bu konuda herhangi bir talep gelmediğini ifade etti. Davanın Türkiye ayağıyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma başlattığını hatırlatan Şahin, henüz ilgili kişilerin kendisine bilgi vermediğini söyledi.

 KARAR TÜRKİYE'DE YANKILANDI 

Deniz Feneri davasında sanıkların savcının istediği oranlara yakın ceza alması ve yolsuzluğu teyit eden bir karar alınması Türkiye'de yankılandı.

CHP ve MHP, dava kararının açıklanmasından sonra bu yolsuzluğun Türkiye'deki uzantılarının da açıklanması çağrısında bulundu.

İşte tepkiler:

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şandır:
Konun muhatapı artık AKP hükümetidir. İnanç istismarı ve bunun siyasette kullanılması çok kötü bir harekettir.

DSP Genel Sekreter Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi:

 Almanya’da görülen Deniz Feneri davasıyla ilgili Türk savcılarını da harekete geçmeye çağırdı.  AKP hükümetinin, Alman yargısına baskı yaptığı iddialarını belirten Erçelebi, “Türk savcıları da böyle bir baskı altında mı diye düşünüyoruz. Savcı ve hakimlerin böyle bir baskıya boyun eğmeyeceğine inanıyoruz" diye konuştu.

 

CHP Genel Saymanı Mustafa Özyürek

CHP Genel Saymanı Mustafa Özyürek, Almanya’daki Deniz Feneri eV davasında kararın açıklanmasının ardından, Türkiye ayağının da aydınlatılması için savcıları göreve çağırdı. Açıklanan kararla, Almanya’da yoksullar için toplanan paraların Türkiye’de siyasi amaçlar için kullanıldığının kesinleştiğini ifade eden Özyürek, “AKP’ye yakın yandaş medyanın şirketlerinin kuruluşunda bu paralar kullanılmıştır. İddianame ve mahkeme kararı bunu gösteriyor" dedi.
“Artık olayda en ufak bir kuşku yok. Türkiye ayağı çok önemli. Zekeriya Karaman’ın Türkiye’deki olayların baş sorumlusu olduğu mahkeme kararıyla ortaya çıkmıştır. Bunun Başbakana yakınlığı hem hısım olarak yakınlığı çocuklarının bacanak olması. Kanal 7 nin AKP’nin bir yayın organı olarak görev yapmış olması. Orada görev yapmış olan kimselerin şimdi pek çok yerde görev alması da gösteriyor ki AKP’nin iç içe olduğu bir organizasyondur.  Türkiye’deki ayağının incelenmesi için hemen Maliye Bakanlığı harekete geçmeli, MASAK araştırmalara başlamalı, Adalet Bakanlığı ve SPK bu konuda araştırmalara başlamalı. SPK daha önce işleme koymadığı raporunu derhal işleme koyarak yargı sürecini başlatmalıdır. Türkiye’de de hukuk devletine bağlı namuslu, dürüst görevini yapacak savcılar ve hakimler vardır.",kaynak,milliyet

17/9/2008

Deniz Feneri davasında karar açıklandı

Mahkeme Başkanı Müller Deniz Feneri yolsuzluğu davasında sanıklarla ilgili kararını açıkladı.

Karara göre, Mehmet Gürhan 5 yıl 10 ay, Mehmet Taşkan 2 yıl 9 ay, Firdevsi Ermiş ise 1 yıl 10 ay hapis cezası aldı. Ermiş'in cezası tutuklu kaldığı süre de hesaba alındığından tecilli olarak uygulanacak. Ermiş karar duruşmasının ardından serbest bırakılacak.

Mahkeme Başkanı davaya ilişkin bir konuşma yaparak bazı noktaların altını çizdi. Almanya tarihinin en büyük dolandırıcılık olayıyla karşı karşıya olunduğunu söyledi.

GÜRHAN 29 AY SONRA SERBEST


Bu karara göre Mehmet Gürhan 23 Nisan 2007’den bu yana gözaltında bulunuyordu. Buna göre Gürhan aldığı 70 ay cezanın üçte ikisini çektikten sonra yani 29 ay sonra serbest kalabilecek. Gürhan ayrıca 6 ay sonra hafifletilmiş cezasını çekmeye başlayacak.


Hafifletilmiş cezada haftada bir gün izin ve ziyaret saatlerinin uzaması gibi durumların olduğu öğrenildi.
14 aydır gözaltında bulunan Mehmet Taşkan ise 2 yıl 9 ay hüküm giydi. Taşkan’ın bugün tutukluluk halinin kaldırılmasına karar veren mahkeme heyeti cezanın geri kalan 19 aylık kısmının nasıl çekileceği hususunda avukatlar ile savcılığın bir araya gelerek karar vereceklerini bildirdi. Buna göre Taşkan cezasını ya tamamen hapiste geçirebilir ya da sadece geceleri yatmak için cezaevine dönecek. Anlaşma sağlanana kadar, Taşkan serbest kalacak.

17 aydır gözaltında tutulan Firdevsi Ermiş’in 1 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar veren mahkeme sanığın gözaltı süresini hesaba katarak geri kalan 5 aylık cezasını iki yıl tecil etti. Buna göre Ermiş bugün serbest bırakıldı.

SANIKLAR TEMYİZE GİTMEYECEK


Sanıklar ve savcılık kararda anlaşarak temyize gitmeyeceklerini açıkladılar. Frankfurt Yüksek Eyalet Mahkemesindeki karar duruşması sanıkları getiren araçların trafikte sıkışması nedeniyle 20 dakika geç başladı. Hakim Johann Müller gerekçeli kararında bu davanın Almanya’nın en büyük bağış skandalı davası olduğunu belirterek daha önce çok ses getiren UNICEF Almanya davasını dahi geçtiğini söyledi.


Deniz Feneri e.V’nin Alman yasalarına göre kurulmuş bir dernek olduğunu hatırlatan Müller kararı Alman yasalarına göre verdiklerini hatırlattı. Bu davanın Türkiye’de siyasi malzeme yapılmasınndan dolayı üzüntü duyduğunu dile getiren Müller basında bu yönde çıkan haberleri takip ettiğini kaydetti.


Ayrıca mahkemeye baskı ve davanın Türkiye ile Almanya arasında pazarlık konusu olduğu yönündeki iddialara da değinen Müller, bunun sadece rutin bir bilgi alış verişi olduğunu ve herhangi bir pazarlığın olmadığını vurguladı.
Müller, "Burası Almanya. Burada yargı bağımsızdır. Hiç bir şekilde baskı söz konusu değildir" dedi.

17 MİLYON AVRO TÜRKİYE'YE GİTTİ


5 yıl boyunca 20 binden fazla bağış sahibinin güvenlerinin zedelendiğini belirten Alman hakim Almanya Deniz Feneri’nin toplam 41 milyon avro bağış topladığını söyledi. Türkiye’ye giden toplam miktarın da 17 milyon avro olduğunu kaydeden Müller bunun 8 milyonunun Türkiye Deniz Fenerine gittiği, geri kalan kısmın çeşitli yerlerde kullanıldığını ifade etti. Amaç dışı kullanılan paradan sadece 4 milyon avronun Almanya’da kaldığını bildiren Müller yargılananların dolandırıcılıktan hüküm giydiklerini anlattı. Gerekçeli kararda olayın Türkiye boyutuna da değinen Müller, Mehmet Gürhan’ın dernekte yönetici olmasına karşın büyük orandan Türkiye’den yönlendirildiği ve
karar vermede tek yetkilinin kendisi olmadığını, Türkiye’de ZekeriyA Karaman’ın ön plana çıktığını vurguladı.


Müller, kararında sanık Mehmet Gürhan’ın, İsmail Karahan, Harun Yoldaş, Mustafa Çelik ve Zahit Akman ile geçmişte ticari ilişkileri olduğunu belirtti. Savcılar Kerstin Lotz ve Sybilla Gotwald davanın beklenmesi sırasında Türk gazetecilerle yaptıkları görüşmede hiç bir davada bu kadar çok basın mensubu görmemiş olduklarını ifade ettiler.
Karardan sonra CHP milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu Başbakan Tayyip Erdoğan’a seslenerek bu davanın Türkiye boyutunu inceletilmesini istedi.Kılıçdaroğlu Zahit Akman ve SPK başkanının istifasını istedi.

17/9/2008

Türk: Türkiyelilik üst kimlik olsun

Namık Durukan

Genel Başkan Türk, DTP hakkında açılan kapatma davasında yaptığı sözlü savunmada, “Anayasada üst kimlik Türkiyelilik olmalı” dedi. Partisinin PKK’yla örgütsel bağı olmadığını belirten Türk, Öcalan’ın mesajlarının da ayrılıkçı değil, barışçı olduğunu ileri sürdü

Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın DTP’nin kapatılması istemiyle açtığı davada dün sözlü savunma yapan DTP lideri Ahmet Türk, bizzat devlet yetkililerinin görüş aldığı terörist Abdullah Öcalan’ın mesajlarının barışçıl olduğunu, bu konuda kafayı kuma gömerek devekuşu siyaseti yürütülemeyeceğini savundu. Partisinin, PKK’yı terörist olarak nitelendirmemesini, DTP’nin terör tanımlarından birini kabul etmeye zorlanamayacağı, terör tanımına göre bir hareketin bu kadar taban bulamayacağı gibi düşüncelerle açıklayan Türk, Anayasa’da Türkiyelilik üst kimliğine yer verilmesini istedi.

54 sayfalık savunma
Anayasa Mahkemesi heyetine 54 sayfalık savunmayı okuyan Türk, HAK-PAR ve AKP’nin kapatılmaması yönündeki kararları önemsediklerini belirtti. Azınlıklara anadilde eğitim hakkı tanınmamasının BM’ye göre “dilsel soykırım” olduğunu kaydeden Türk, insan hakları kurallarının Kürtlere uygulanmasıyla sorunun çözüleceğini öne sürdü.
Türk, Kurtuluş Savaşı’nı Kürtlerle ittifak halinde ve Türkiye halkı argümanıyla sürdürdüğünü belirttiği Atatürk’ün, Kürtlerle ilgili konuşmalarına atıf yaptı.
Türk, Kürtlerin eşit ortaklık statüsü nedeniyle Lozan’da da “ortak mücadele” tavrını sürdürdüğünü, ancak 1924’ten sonra başlayan inkâr ve asimilasyon politikaları sonucu Türkiye’nin Lozan Antlaşması’nın başta anadil hakkı olmak üzere Kürtleri ilgilendiren bölümlerini uygulamadığını ileri sürdü.
Türk, “Oysa yapılması gereken ortak vatan gerçeğini kavramak, Atatürk kişiliği de dahil sorunları tartışarak cumhuriyet devrimciliğini, demokratik cumhuriyete götürmekti” dedi.
1982’den sonra oluşan çarpık anlayışın karanlık güç odaklarıyla ilişkiler kurulmasına yol açtığını ifade eden Türk, “Bu belirlemeler ortada dururken, Kürtleri tek meşru yolun demokratik siyaset olması gerektiğine nasıl ikna edeceğiz” diye konuştu. Anayasada üst kimliğin Türkiyelilik olduğunun belirtilmesini isteyen Türk, şiddet bağı olmayan DTP’nin PKK ile örgütsel bağının da bulunmadığını kaydetti.
Asimilasyona tepki olarak doğan PKK’nın 12 Eylül’de geliştiğini, devletin Kürtlere karşı kullandığı orantısız güç nedeniyle kitlesel tabana kavuştuğunu kaydeden Türk, çözümsüz bırakılan Kürt meselesinin doğurduğu PKK ile Türkiye’nin demokratikleşmeyen ulus-devlet ideolojisi arasında diyalektik bir ilişki bulunduğunu kaydetti.
Türk, bu realiteyi görmeyen hiçbir politikanın başarılı olamayacağını vurguladı. Devlet-PKK çatışmasının terör vakasına indirgenemeyeceğini ifade eden Türk, “Ayrıca terörün asıl amacının toplumda korku, panik yaratmak olduğu göz önüne alındığında, mantıken böyle bir örgütün toplumsal desteğinin de olmaması gerekir” dedi. 

‘DTP’ye baskı yapılıyor’
DTP’nin “PKK’yı terörist ilan edin” baskısına uğradığını kaydeden Türk, “Bu durumda militarist yöntemler dışında politika üretemez hale geliriz. Her devletin kendine göre bir teröristinin bulunduğu bir ortamda, DTP’yi bir terör tanımını kabule zorlamak hukuk dışıdır. Şiddeti asıl destekleyenler ‘terör’ diyenler... İddianamede devlet şiddeti yok. Binlerce faili meçhule, dışkı yedirilen köylülere değinilmemiş olması manidar. Terör kavramı tartışılacaksa bunlar da göz önüne alınmalıdır” diye konuştu.
DTP’nin Öcalan’ın ayrılıkçılığı reddeden barışçıl çözüm söylemini tartışmaya değer bulduğunu kaydeden Türk, başsavcının da Öcalan’ın görüşme tutanaklarını okuması halinde fikirlerini değiştirebileceğini söyledi.
Türk, iddianamede partiye isnat edilen 141 suçlamadan yüzde 93’ünün ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını da savundu.

‘Kapatmayın’ protestoları  
DTP’nin kapatılmaması için dün Tunceli, Mardin, Hakkâri, Batman, Siirt, Şırnak ve Adıyaman’da eylem yapıldı. Hakkâri’de 2 bin kişinin katıldığı gösteride, PKK ve Öcalan lehine sloganlar atıldı. Tunceli’deki eyleme de aralarında DTP Milletvekili Şerafettin Halis’in de bulunduğu 500 DTP’li katıldı. DTP İl Başkanı Murat Polat, “DTP’yi kapatırsanız Kürtlere dağın yolunu gösteriyorsunuz demektir. Bize dağın yolunu göstermeyin” dedi. Halis de Öcalan’ın Kürtlerin önderi olduğunu belirtti. kaynak,milliyet
DHA

17/9/2008

MHP: Zahid Akman ayrılsa güzel olur

AA

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, gerek Türkiye’de gerekse Almanya’da ortaya atılan yolsuzluk konusunun tüm boyutlarıyla araştırılması ve ülkemizde de yargı sürecinin başlatılması gerektiğini vurgulayarak, "Sonuçlarının hükümet tarafından açıklanmasını istiyoruz" dedi.

Şandır, RTÜK Başkanı Zahid Akman hakkındaki iddiaların da yargıya intikal ettirildiğini anımsatarak, "Yargıya intikal ettirilmiş bir konuda suçlanan kişilerin bulundukları makamlardan ayrılmaları etik ve bir ahlaki sorumluluk konusudur. Akman’ın böyle bir sorumluluğu duyup hakkındaki iddia ve itham netleşinceye kadar görevinden ayrılır mı onu bilemem, ama ayrılırsa güzel bir iş yapmış olur" dedi.,kaynak,milliyet

8/5/2007

Kefil dayağı



Otomobil için aldığı banka kredisinin taksitlerini ödeyemeyen inşaat ustası kendisine kefil olan kişi ile 4 arkadaşından dayak yedi. İki ayağı ve kolu kırıldı.



Adana'da 2 çocuk babası inşaat ustası Necmi Karaca(43) krediyle satın aldığı otomobilin bankaya olan 10 bin YTL borcunu ödeyemedi. Bunun üzerine banka parayı Karaca'ya kefil olan Taner D.'den istedi. İddiaya göre bu duruma öfkelenen D. korkunç bir plan yaptı.

BOŞ BİR ARAZİYE GÖTÜRDÜ

Önceki gün akşam saatlerinde işten evine dönen Necmi Karaca'yı Mustafa adlı bir arkadaşı dışarı çağırdı. Konuşma bahanesiyle bir otomobile bindirilen Karaca, boş bir arazide kendisini bekleyen aralarında D.'nin bulunduğu 4 kişiden sopalarla feci şekilde dayak yedi.

'TUZAĞA DÜŞÜRDÜLER'

Yol kenarında kanlar içinde yatarken bir vatandaş tarafından hastaneye kaldırılan Necmi Karaca'nın 2 bacağının ve bir kolunun kırıldığı belirlendi. Necmi Karaca, "Beni tuzağa düşürdüler. Canımı zor kurtardım. Davacıyım" dedi. Polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.

19/3/2007

Definecileri sigara dumanı yakalattı

Kayseri’nin Sarıoğlan ilçesinin Üzerlik Köyü’nde bir höyüğe girmek için 15 metrelik tünel kazan 2 kişi, jandarma ekiplerinin yaptığı operasyonla yakalandı

İhbar üzerine Höyük etrafında ve tünel girişinde nöbet tutmaya başlayan jandarma, uzun bir aradan sonra tünelden sigara dumanının çıktığını fark etti. Bunun üzerine tünelde olduğu anlaşılan üçüncü kişi de yakalandı. Jandarma ekiplerinin olayla ilgili sürdürdüğü soruşturmada, kaçak kazı yapan şebekenin üyeleri olduğu belirlenen Kadir G, Ali Ö, Ali A, İsmail G, Necati K, Özgür A, Mustafa Ö, Yusuf Y, Yunus T, Ahmet G, Dursun K. ve Selim T. gözaltına alındı.

Haberde geçen konu Dipnotu:

Define Nedir?

Define, toprak altına saklanmış madeni para, külçe altın, gümüş ve kıymetli eşya olarak nitelendirilebilir.

Çeşitli hukuklar, tarihi gelişim içinde yeraltı madenleri ve define hakkında hükümler koymuştur. Feodal dönemlerde Avrupa ülkelerinde, memleketin tek sahibi krallardı. Dolayısıyla defineler de onların olurdu. Bugün de çeşitli Avrupa ülkelerinde define bulan, yetkili kuruma haber vermek zorundadır. El koyma amacı olmadığı sürece saklanması ağır bir suç sayılmaz. Fakat gerçekte defineyi bulanın bunu yanında bırakmasına genellikle izin verilir.

Yasalarımızdaki define tarifi :

"Bulunmalarından çok zaman evvel gömülmüş veya saklanmış olduğu ve artık sahibi  bulunmadığı muhakkak görülen kıymetli şeyler define addolunur. Define, içine gömüldüğü veya saklandığı gayrimenkul veya menkulun sahibinin mülkü olur. İlmi bir kıymeti haiz eşyaya ait hükümler mahfuzdur. "

Defineyi keşfeden kıymetinin yarısını, tecavüz etmemek üzere hakkaniyete muvafık bir ikramiye talep edebilir.

İslam hukukunda defineler üç kısımdır:

  1. İslami bir işaret taşıyan defineler. Bunlar; bulunan ve sahibi belli olmayan mal hükmündedir. Sahibi çıkmayacağı anlaşılırsa devlet hazinesine; devlet hazinesi yoksa zengin ise fakir olan annesine, babasına verebilir. Fakir ise kendisi kullanabilir.
  2. İslamiyet'ten önceki devre ait bir işaret taşıyan defineler. Ganimet gibi beşte biri devlet hazinesine, kalanı arazi sahibine; arazi sahipli değilse, bulana ait olur. İmam-ı Ebu Yusuf'a göre ise kalanı bulanın olur.
  3. Herhangi bir işaret taşımayan defineler. Bazı alimler, bunun 1. kısmın hükmüne, bazıları ise, 2. kısmın hükmüne girdiğini bildirmiştir.
http://www.definem.com/


Arama Motorları
Google Adsense
Banka EFT kodları

Bedava Web Alanları Çizgi Roman Siteleri Dernekler Devlet Siteleri Ekonomi Siteleri Gerekli Siteler İnternet Üzerinde Arama Linkleri
İslamı Siteler Java Cripts İle İlgili Bilgi Veren Linkler Kendi Bannerleriniz Kendiniz Hazırlayabileceğiniz Linkler Medya Linkleri Magazin Siteleri Online Elektronik Sözlük Siteleri Online Sözlük Siteleri Online Yabancı Sözlük Siteleri - Spor Siteleri Software & Download Tasarımla İlgili En Popüler Linkler Teknolojik Bilgi İçeren Linkler
Blogcu ile yapıldı