« Önceki | Sonraki »

24/9/2008

Yarım asırlık ağaçları katlettiler

AKP’li Erzurum Belediyesi, ağaçları hem Lala Paşa Camii’nin görüntüsünü engellediği hem de kuruduğu için kestiklerini açıkladı

Kerim BURUCU




Erzurum Büyükşehir Belediyesi, Lala Paşa Camii’nin çevresindeki 11 çam, huş ve kestane ağacını kuruduğu gerekçesiyle bir gecede kökünden kesti. Cumhuriyet Caddesi’ndeki 50 yıllık ağaçları kesen AKP’li belediye, bunların yerine ışıklandırılmış metal ağaçlar dikti.

Yeni düzenleme

Kesilen ağaçlar dozerle kamyonlara yüklenerek taşındı. AKP’li Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, “Ağaçları kuruduğu ve tarihi eserin görünmesini engellediği için kestik” dedi. Menderes Caddesi’nin Cumhuriyet Caddesi ile birleştiği alana yeraltı otoparkı yaptıran Büyükşehir Belediyesi, caddeyi yeniden düzenlerken ağaç kesiminin yanı sıra granitten yaptırılmış bir çeşmeyi de caminin doğusuna yerleştirdi. Yine caminin doğu tarafına kesilen ağaçların yerine iki metal ağaç dikti. Semt esnafı tepkisini şöyle dile getirdi: “Belediye cami sınırları içinde bulunan ve etrafı çevrili bölgedeki değişik türdeki 6 ağacı kökünden kesti.

Aynı şekilde yine caminin doğu ve güney tarafında kaldırımlarda bulunan 5 ağaç da yok edildi. Dozerlerle kamyona yüklenerek götürülen ağaçların izleri ortadan kaldırıldı. Yerlerine de iki adet metal ağaç dikildi. Yapay ağaçlar, geceleri ışıklandırılıyor. Erzurum’da geceyarısı operasyonuyla büyükşehir belediyesinin yaptığı yeşil katliamının hesabı sorulmalıdır.”,kaynak,vatan

24/9/2008

Yüzde 47'yi kaybetti

Deniz Feneri davası en büyük darbeyi Erdoğan'a vurdu

ANKA




Son altı yıldır yapılan araştırmalarda halk tarafından en güvenilir lider olarak görülen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Deniz Feneri ve Aydın Doğan kavgası nedeniyle güven kaybına uğradı. Erdoğan-Doğan kavgasında Başbakan Erdoğan’a inananların oranı yüzde 23.9’da kalırken, Erdoğan’ın Deniz Feneri yolsuzluğu içinde olduğuna inananların oranı ise yüzde 47.8 oldu.

Political Researcher Strateji Geliştirme Merkezi’nin Eylül ayı içinde yaptığı “Toplumun Medya-Siyaset İlişkilerine Bakışı ve Yerel Yönetimler Araştırması” AKP hükümetinin ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a olan güvenin önemli ölçüde azaldığını gösterdi. 16 Büyükşehir Belediyesi ve 23 metropol ilçede yapılan araştırmaya 2 bin 420’si kadın, 2 bin 448’i erkek toplam 4 bin 868 kişi katıldı.

TÜRK HALKI DENİZ FENERİ DERNEĞİNİN YOLSUZLUK YAPTIĞINA İNANIYOR

Ankete göre, Türk halkının yüzde 78.3 gibi büyük bir oranı Deniz Feneri e.V’de yolsuzluk yapıldığı iddialarının doğru olduğuna inanıyor. Yolsuzluk yapıldığına inanmayanların oranı yüzde 10.1 olurken, konu ile ilgili fikri olmayanların oranı yüzde 11.6’yı buldu.

Ankette, Almanya'daki Deniz Feneri e.V için öne sürülen yolsuzluk olaylarına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da dahil olabileceğine inananların oranı ise yüzde 47.8 olurken, yüzde 34.4’ü ise inanmadığını söyledi. Bu konu ile ilgili fikir beyan etmeyenlerin oranı ise yüzde 17.8 oldu.

DENİZ FENERİ, AKP’YE YARAMADI

Deniz Feneri yolsuzlukları karşısında AKP hükümetinin konuya bakış açısı sonrasında ise hükümetin yolsuzlukların üzerine gittiğine ilişkin kanı da ortadan kalktı. Ankette, “Adalet ve Kalkınma Partisinin Yolsuzlukların üzerine gittiğine inanıyor musunuz?” sorusuna, ankete katılanların yüzde 64.9 gibi büyük bir kısmı “hayır inanmıyorum” yanıtını verdi. AKP’nin yolsuzlukların üzerine gittiğine inananların oranı ise yüzde 21.3’te kaldı.

BAŞBAKAN-DOĞAN MEDYA DÜELLOSU ERDOĞAN’A YARAMADI

Anketin önemli sonuçlarından biri de Aydın Doğan ve Başbakan Erdoğan arasındaki tartışma ile ilgili. Ankete göre halkın yüzde 25.7’si tartışmada Aydın Doğan’ı haklı olarak görürken, yüzde 23.9’u Başbakan Erdoğan’ı haklı görüyor. Her ikisini de haksız gören ise yüzde 40.3 gibi yüksek bir oran oldu.

AKP KENDİ ZENGİNİNİ YARATIYOR

Ankette, AKP’nin kendi zenginlerini yaratma çabası içinde olduğuna inananların oranı ise yüzde 57.5’i bulurken, inanmayanların oranı yüzde 24.8’de kaldı.

Anket ile toplumun iktidar partisinin yolsuzlukların üzerine gitmediğini, kendi zenginlerini yarattığını ve dolayısıyla kendi taraftarlarına imtiyazlar sağladığını düşündüğü açıkça ortaya çıktı. Başbakan’ın, sert söylemlerinin yolsuzluklarla ilgili haber yapacak diğer medya mensuplarını korkutacağını ve medyanın asli görevi olan siyaseti izleme işini yapamayacak hale gelmesine sebep olacağını düşünenlerin oranı da çok yükseldi.

TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİ DENİZ FENERİ

Ankete göre, Türkiye’nin son dönemdeki en önemli olayı yüzde 29.9 ile Deniz Feneri yolsuzluğu olarak ortaya çıkarken, ikinci sırada ise yüzde 24.1 ile “medya-Başbakan tartışması” oldu. Bu iki olayı yüzde 9.3 ile Rus-Gürcü savaşı, yüzde 7.2 ile Cumhurbaşkanı Gül’ün Erivan gezisi, yüzde 6.9 ile de diğer yolsuzluk iddiaları takip etti.

23/9/2008

İşte Akman'ın ticari aktiviteleri!

İşte ‘RTÜK Başkanı olarak ne TV patronuyla ne başkasıyla ticari aktivitem yok’ diyen Akman’ın ticari ilişkileri...

Türkiye’deki Şirketler

* Hayat Yapı Limited Şirketi: Zekeriya Karaman, kardeşi Turgut Akman ve kapatılan RP’nin eski milletvekili Hasan Hüseyin Ceylan’ın eşi Hamide Ceylan’la birlikte ortak. Akman 5 yıl önce kardeşi Turgut Akman’ın hisselerinin yüzde 32.5’ini devraldı.

* Hayat Görsel Yayıncılık A.Ş: Kanal 7 operasyonunda Yeni Dünya İletişim A.Ş’yle birleştirilen Hayat Görsel Yayıncılık Anonim Şirketi’nin eski unvanı Yeni Pasifik İnşaat Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ydi. Ortakları 21 Mart 2005 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’ndeki kayıtlara göre Akman, Türkiye Deniz Feneri Ankara Temsilcisi Mevlüt Koca, Yusuf Tüzün ve Ceyda Arman. Şirket isim değiştiriyor. Akman’ın hisselerini ne zaman devrettiği ise ticaret sicil gazetesinde yer almıyor.

* Uluslararası Güvenlik Hizmetleri Limited: Şirket ortakları arasında Akman ve Ayşe Gülgün Akman ile İsmail Karahan yer alıyor. Akman RTÜK Başkanı seçildikten 12 gün sonra 27 Temmuz 2005’te hissesini Beyaz Holding A.Ş’ye devrediyor.

* Renklam Medya İletişim ve Ticaret Limited: Akman’ın İsmail Karahan, Beyaz İletişim, Mehmet Ali Olgun, Adnan Haşal, İbrahim Yılmaz, Mahmut Sarıçiçek, Cihan Akçalı ile ortak olduğu şirket 1997’de kuruldu. Akman şirketteki payını RTÜK Başkanı seçildikten 12 gün sonra İsmail Karahan’a devretti.

* Aktif Barter: Hissesini 22 Temmuz 2005’te Karaman’a devretti.

* Kare Eğitim İletişim ve Organizasyon Hizmetleri Limited: 1997’de kuruldu. Akman şirketi Beyaz Holding, Zekeriya Karaman, İsmail Karahan ve Mustafa Çelik’e devretti. 25 Eylül 2007’de Karaman ve Çelik şirketten istifa ettiler ve şirket Beyaz Holding ile Karaman’a kaldı.

* Merkez Eğitim Organizasyon ve Sosyal Hizmetler Limited: 2001’de kuruldu. Ortakları arasında Beyaz Holding, Ömer Önder, Ayşe Sümeyra İleri, Ercan Erbeşler, Akif Aksoy, Ayşe Sümeyra Aykut, Ertaç Erbeşler var. Şirket resmi kayıtlarda belirtilmeyen bir tarihte Mahmut Sarıçiçek ve Numan Usta’ya devredildi.

Almanya’daki şirketler

* Weiss Handels: 2003’ten 30 Eylül 2005’e kadar genel müdürlük yaptı. Akman RTÜK Başkanı olduğu 15 Temmuz 2005 tarihinden 2 ay 15 gün sonra şirketten ayrıldı. Ortakları Zekeriye Karaman, İsmail Kahraman, Mustafa Çelik ve Mehmet Gürhan.

* Atlas Media: 2003’ten 4 Ekim 2005’e kadar genel müdürlük yapıyor. Akman 2 ay 19 gün hem şirket genel müdürü hem de RTÜK başkanı olarak görev yaptı. Ortakları Karaman, Karahan, Çelik ve Gürhan’dı.

* Yeni Şafak Europa: 2003’ten 2006’ya kadar genel müdürlük yaptı. 80 bin eurodan 100 bine çıkardığı hisselerini 2006’da devretti. Akman bir yıl bir ay RTÜK başkanlığıyla şirketteki görevine de devam etti. Ortakları Mehmet Balıkçı, Firdevsi Ermiş.

* Euro 7: Akman, 16 Nisan 2003’te 84 bin 350 euro ile şirkete ortak oluyor. 18 Aralık 2005’te hisselerini devrediyor. Akman bu şirkette RTÜK başkanlığıyla birlikte 5 ay görev yaptı. Ortakları Mehmet Balıkçı, Gürhan, Karaman, Çelik ve Karahan.,kaynak,vatan

23/9/2008

Zahit Akman'a AKP' şoku

NTV canlı yayınında 'Başbakan arkamda' diyen RTÜK Başkan'ı Zahit Akman'a Dengir Mir Mehmet Fırat'tan şok edici yanıt


Habertürk Televizyonuna konuşan AKP Genel Başkan yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, RTÜK Başkanı Zahit Akman NTV'deki canlı yayında istifa etmeyeceğini çünkü Başbakan'ın arkasında olduğunu söylemesine tepki gösterdi.

Dengir Mir Mehmet Fırat, RTÜK Başkanı Zahid Akman'ın "Başbakam arkamda" sözlerinin hatırlatılması üzerine, "Başbakan kimseye arkandayım demez" dedi



İŞTE DENGİR MİR MEHMET FIRAT'IN ŞOK SÖZLERİ

BP- Başından beri Zahit Akman'a destek vermeyen, sahip çıkmayan bir kaç kişiden birisiniz.

DF- Evet. ben hiç bir zaman suçlunun ve suçun yanında olmam.

BP- Zahit Akman'ın suçlu olduğunu mu düşünüyorsunuz?

DF- Onu bilemem.

BP- Zahit Akman istifa etmemesine gerekçe olarak Başbakan'ın arkasında olduğunu söylüyor.

DF- Sayın Başbakan'ın öyle bir söylemi olduğunu zannetmiyorum..kaynak,,vatan

23/9/2008

ÖYK'dan 2 milyar özelleştirme

Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK), toplam değeri 2.006 milyar doları bulan Başkent ve sakarya Elektrik dağıtım şirketlerinin satılmasıyla bandırma ve samsun limanları işletme hakkının devirlerine onay verdi. Böylece söz konusu satışlarla ilgili devirlerin yapılmasının önünde engel kalmamış oldu.

Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK), Bandırma Limanı'nın 36 yıllık işletme hakkının 175.5 milyon dolar bedelle Çelebi Ortak Girişim Grubu'na, Samsun Limanı'nın 36 yıllık işletme hakkının 125.2 milyon dolar bedelle Ceynak Lojistik'e devredilmesine karar verdi.

ÖYK, Başkent Elektrik Dağıtım'ın da 1 milyar 225 milyon dolar bedelle Hacı Ömer Sabancı Holding-Verbund-Enerjisa Ortak Girişim Grubu'na satılmasına karar verdi. Sakarya Elektrik Dağıtım'ın ise 600 milyon dolar bedelle Akenerji ile Çek Cumhuriyeti'nden ortağı Cez'den oluşan Akcez Ortak Girişim Grubu'nun devri için karar aldı.

ÖYK'nın 19 Eylül tarihli kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre; T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü'ne (TCDD) ait Bandırma ve Samsun Limanlarının "İşletme Hakkının Verilmesi" yöntemiyle özelleştirilmeleri amacıyla Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından yapılan ihaleler sonucu karara bağlandı. Bandırma Limanı'nın, 175 milyon 500 bin dolar bedelle en yüksek teklifi veren Çelebi Ortak Girişim Grubu'na işletme hakkının devredilmesine, Çelebi'nin sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde geçici teminatının İdare lehine irat kaydedilmesine karar verildi.

Çelebi yükümlülüklerini yerine getirmezse, 175 milyon dolar bedelle ikinci teklifi veren Global Liman-Torunlar Ortak Girişim Grubu'na işletme hakkı devredilecek. Bu grup da sözleşme imzalamazsa teminatı gelir kaydedilirken, 166 milyon 200 bin dolar bedelle üçüncü teklifi veren Varyap Varlıbaşlar Yapı Sanayi ve Turizm Yatırımları Ticaret A.Ş.'ne devir yapılacak. Bu şirket de sözleşme imzalamazsa teminatı gelir kaydedilerek, 160 milyon 400 bin dolar bedelle dördüncü teklifi veren IC İçtaş Liman-Gülmar Denizcilik Ortak Girişim Grubu'na işletme hakkı devredilecek. Bu grup da sözleşme imzalamazsa teminatı gelir kaydedilip ihale iptal edilecek.

SAMSUN LİMANI CEYNAK'A DEVREDİLECEK
Aynı ÖYK kararı çerçevesinde, Samsun Limanı'nın, 125 milyon 200 bin dolar bedelle en yüksek teklifi veren Ceynak Lojistik ve Ticaret A.Ş.'ne işletme hakkının devredilecek. Ceynak'ın sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde geçici teminat irat kaydedilecek. Bu durumda, 125 milyon 100 bin dolar bedelle ikinci teklifi veren Türkerler-Kolin Ortak Girişim Grubu'na işletme hakkı devredilecek. Grubun sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde geçici teminatı gelir kaydedilecek ve Samsun Limanı'nın özelleştirilmesi ihalesi iptal edilecek.


BAŞKENT ELEKTRİK SABANCIYA DEVREDİLECEK
Resmi Gazete'de yayımlanan başka bir ÖYK kararına göre, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin (TEDAŞ), Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.'deki yüzde 100 oranındaki hissesinin, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından 1 Temmuz'da nihai pazarlık görüşmeleri yapılan ihalenin sonuçları dikkate alınarak; 1 milyar 225 milyon dolar bedelle en yüksek teklifi veren Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş.-Österreichische Elektrizitatswirtschafts Aktiengesellschaft (Verbund)-Enerjisa Enerji Üretim A.Ş. Ortak Girişim Grubu'na satılmasına karar verildi. Bu grubun sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, teminatının İdare lehine irat kaydedilmesi kararı alındı.

Sabancı grubunun hakkını kaybetmesi halinde, 1 milyar 55 milyon dolar bedelle ikinci teklifi veren Akcez Ortak Girişim Grubu'na satılmasına, Akcez Ortak Girişim Grubu'nun sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, teminatının İdare lehine irat kaydedilmesine karar verildi.

Bu grup da yükümlülüklerini yerine getirmezse, 1 milyar 9 milyon doları bedelle üçüncü teklifi veren Hema Endüstri A.Ş.'ne satış gerçekleştirilecek. Bu şirket de yükümlülüklerini yerine getirmezse teminatı gelir kaydedilip ihale iptal edilecek.


SAKARYA AKCEZ'E DEVREDİLECEK

Aynı tarihli diğer bir ÖYK kararı ile TEDAŞ Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş.'deki yüzde 100 oranındaki hissenin, ÖİB tarafından 1 Temmuz'da nihai pazarlık görüşmeleri yapılan ihalenin sonuçları dikkate alınarak; 600 milyon dolar bedelle en yüksek teklifi veren Akcez Ortak Girişim Grubu'na satılması onaylandı. Akenerji ile Çek Cumhuriyeti'nden ortağı Cez'den oluşan Akcez Ortak Girişim Grubu'nun sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, teminatının gelir kaydedilmesine karar verildi.

Akcez devre dışı kalırsa 583 milyon dolar bedelle ikinci teklifi veren Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş.-Österreichische Elektrizitatswirtschafts Aktiengesellschaft (Verbund)-Enerjisa Enerji Üretim A.Ş. Ortak Girişim Grubu'na satış yapılacak. Bu grubun sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, teminatı gelir kaydedilecek ve ihale iptal edilecek.

ANKA,,kaynak,,sabah

22/9/2008

Bush, 700 milyar dolarlık kurtarma paketinin hızla onaylanmasını istedi

ABD Başkanı George Bush, mali sistemi düzeltmek için gerekli olan 700 milyar dolarlık kurtarma paketinin, Kongrede hızla onaylanmasını istedi.
Bush yaptığı açıklamada, finansal piyasaları istikrara sokma planı çerçevesinde, tüm dünyanın kendilerini izlediği bir ortamda, kurtarma paketinin, Demokrat ve Cumhuriyetçi kongre üyelerinin işbirliği ile ek maddeler koyulmadan, bir an önce geçmesi gerektiğini söyledi.
Bush, pakete ilave önlemlerin konulmasının, planının etkinliğini zayıflatacağını ifade etti.,kaynak,milliyet

22/9/2008

Ankara’da, Hazine’ye ait 35 taşınmaz satılacak

Ankara’da, Hazine’ye ait 35 taşınmaz satılacak

 

Ankara’da, Altındağ, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Polatlı, Yenimahalle ve Gölbaşı ilçelerinde bulunan 35 adet gayrimenkul, açık teklif usulüyle satılacak.
Ankara Deftarlığından yapılan açıklamada, söz konusu 35 taşınmazın tahmini bedelinin 9 milyon 16 bin 675 YTL olduğu belirtilerek, şu bilgilere yer verildi:
"İmar planında konut alanı olarak ayrılan 27 adet taşınmazın tahmini bedeli 3 milyon 594 bin 500 YTL, ticaret alanı olarak ayrılan 3 adet taşınmazın tahmini bedeli 2 milyon 676 bin YTL, kentsel çalışma alanı olarak ayrılan 1 adet taşınmazın tahmini bedeli 1 milyon 600 bin YTL, ticari rekreasyon alanı olarak ayrılan 1 adet taşınmazın tahmini bedeli 930 bin YTL, sanayi ve küçük sanayi alanı olarak ayrılan 2 adet taşınmazın tahmini bedeli 166 bin 175 YTL, 1 adet dairenin tahmini bedeli 50 bin YTL’dir."
Söz konusu taşınmazların ihalesi, 25 Eylül 2008 tarihinde Defterdarlık hizmet binasında, açık teklif usulüne göre yapılacak.
Satış bedelleri peşin veya dörtte 1’i peşin, geriye kalanı en fazla 24 ay içinde 8 eşit taksitle ödenebilecek.
Satışı yapılan taşınmazların satış ve devir işlemleri ile işlemler esnasında düzenlenen belgeler, resim, harç ve KDV’den müstesna olacak. Satış tarihinden itibaren 5 yıl süreyle emlak vergisine tabi tutulmayacak.
Şartnameler, Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Anıt ve Ulus Emlak Müdürlüğü ihale servisinde, mesai saatleri içinde görülebilecek.

21/9/2008

Akman’ın yalanları

Mansur Çelik

Almanya'daki Deniz Feneri davasında yargıcın skandalın 'başsorumlulardan biri' olarak işaret ettiği RTÜK Başkanı Zahid Akman'ın, hakkındaki suçlamalarla ilgili yaptığı açıklamalar ile belgeler arasında ciddi çelişkiler var

Almanya'da "yüzyılın dolandırıcılığı" olarak nitelenen Deniz Feneri e.V. davasında, yargıcın "Türkiye'deki başsorumlular" arasında adını saydığı RTÜK Başkanı Zahid Akman'ın açıklamaları ortaya çıkan belgelerle teker teker yalanlandı.
Almanya'dan çıkan mahkûmiyet kararının ardından, dolandırıcılığın Türkiye ayağına yönelik tartışmalar artarken, gözler Akman'a çevrildi. Bu süreçte Akman'ın yaptığı açıklamalarla ortaya çıkan belge ve bulgular arasındaki ciddi çelişkiler de su yüzüne çıktı.

'Fahri üyeyim' demişti
Son olarak Almanya'da kurulan kooperatif yolsuzluğundan hakkında soruşturma açıldığı ortaya çıkan Akman, 1300 kişiden ve devletten alınan paylarla birlikte toplam 8.5 milyon euro'nun dolandırıldığı saptanan OFWG e.G. kooperatifinin "fahri üyesi" olduğunu açıkladı.
CHP'liler de Akman'ın adının, RTÜK üyesi ve başkanlığı döneminde kooperatif yazışmalarında "yönetim kurulu üyesi" olarak geçtiğini resmi belgelerle ortaya koydu. Ardından Frankfurt Bölge Mahkemesi Basın Sözcüsü Savcı Doris Möller Scheu, Akman'ın kooperatif yolsuzluğuyla ilgili soruşturmada sanık olduğunu, dolandırıcılık ve hileli iflasla suçlandığını açıkladı. 

'Ticari faaliyetim yok'
3 Eylül’de düzenlediği basın toplantısında, 3.5 yıldır hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını belirten Akman, Deniz Feneri e. V. davasında adının geçmesiyle ilgili olarak da şunları söyledi:
“Alman makamlarınca, Türk makamlarına hakkımda iletilmiş bir talep yoktur. İddiaları destekleyen en ufak bir delil olsaydı, en azından şahsım hakkında bir soruşturma açılmış olması ya da iddianamenin sanıkları arasında ismimin geçmesi gerekirdi. Fakat bunların hiçbiri olmadığı halde sırf itirafçı sanığın iddialarına dayanarak bu iftiraları ekranlara ve manşetlere taşımak etik değildir.”
Bunun yanında diğer bir iddia da ticari faaliyetlere devam ettiğimdir. 3.5 yıldır ne yurtiçinde ne de yurtdışında hiçbir ticari faaliyetim yoktur. Bu hususlar resmi kayıtlar ile sabittir."
Bu açıklamaya rağmen Akman'ın RTÜK üyesi olmasından sonra da Deniz Feneri e.V. ile yakın ilişki içinde bulunan 4 ayrı Alman şirketinde (Weiss Handels-und Investment GmbH, Euro 7 Fernesh Marketing, Atlas Media Marketing ve European Consulting Marketing) yöneticilik yaptığı ortaya çıktı. Ayrıca Akman’ın, 11 Eylül’de Habertürk televizyonuna yaptığı açıklamada kesin bir ifadeyle, “Almanya’daki Deniz Feneri e.V davasının iddianamesinde benim ismim geçmiyor” demesine karşın, adının iddianamede tam 34 kez geçtiği belirlenmişti.

Yeni ortaklıklar çıktı
Bu sıcak tartışmaların üzerinden 2 hafta geçmeden,  bu kez Akman'ın Hayat Yapı Ticaret ve Yatırım Limited Şirketi’nde ortak olduğu anlaşıldı. Alman yargısının Türkiye’deki başsorumlulardan biri saydığı Kanal 7’nin Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman ile kardeşi Turgut Akman ve Hamide Ceylan'ın da (eski RP Milletvekili Hasan Hüseyin Ceylan’ın eşi) şirketin diğer ortakları olduğu, önceki gün Hürriyet gazetesi tarafından ortaya konuldu. 

Armada'da 5 yıldır hissedar
Beş yıl önce şirketteki kardeşi Turgut Akman’ın hisselerini devralan Akman’ın bu ortaklığının devam ettiği, Türkiye Ticaret Sicili gazetesinin 8 Şubat 2008 tarihli nüshasında yayımlandığı saptandı.
Son olarak Akman'ın RTÜK Başkanlığı görevini sürdürmesine rağmen Ankara'nın en ünlü alışveriş merkezi olan ve uzmanların 300-350 milyon dolar değer biçtiği Armada'nın ortakları arasında yer aldığı da saptandı.
Hürriyet’in dün verdiği haberde, Akman'ın Armada’da yüzde 3'lük hissesi bulunduğu belirtildi.  Bütün bu bilgilere rağmen CHP'li RTÜK üyelerinin Akman'ın görevinden çekilmiş sayılacağına ilişkin başvurusu RTÜK'ün AKP'li üyelerinin oylarıyla reddedildi.

 


RTÜK Başkanı Akman’ın, Ankara’da uzmanların 300 – 350 milyon dolar değer biçtiği Armada Alışveriş Merkezi’nde yüzde 3 hissesi olduğu ortaya çıktı.kaynak,milliyet

21/9/2008

Gemi acenteleri çizmeyi aştı

Latif SANSÜR/KUŞADASI (Aydın), (DHA)

‘Yanınıza para, kredi kartı almayın, Türkiye güvensiz’ broşürü çıldırttı

KUŞADASI Limanı'na geçen hafta yanaşan Malta bandıralı ‘Celebrty Galaxy’ adlı gemide dağıtılan, “Limana indiğinizde yanınıza para, kredi kartı ve değerli eşyalarınızı almayın” uyarısının yer aldığı Türkiye'yi karalayıcı broşür esnafı ve turizmciyi ayağa kaldırdı. Kuşadası Kaymakamlığı'nda yapılan toplantıda, bu konuda uluslararası düzeyde girişimlerde bulunulması kararlaştırıldı.

Kruvaziyer gemilerindeki turistlere acentelerce dağıtılan bilgilendirme yazıları, Türkiye'yi karalama kampanyasına dönüştü. Turistleri gemiden alıp, ören yerlerini gezdirdikten sonra anlaşmalı mağazalara götüren gemi acentelerinin, çarşı esnafını kötülemek amacıyla bastırdığı broşürler turisti ürkütürken, ülke ekonomisine de zarar veriyor. Geçen hafta Kuşadası Limanı'na giren Malta bandıralı ‘Celebrty Galaxy’ isimli gemide dağıtılan broşür bardağı taşırdı. Broşürde turistlere Türkiye'nin çok güvensiz bir ülke olduğu anlatılırken, “Kuşadası Limanı'na indiğinizde yanınıza kesinlikle para, kredi kartı ve diğer değerli eşyalarınızı almayın. Limandan çok fazla uzaklaşmayın. Türkiye güvenli değil” ifadelerine yer verildi. Alışveriş yapmak isteyen turistlerin acentece güvenli olduğu iddia edilen anlaşmalı alışveriş merkezlerine götürüleceği duyuruldu. Skandal broşür Kuşadası esnafını ve turizmcileri isyan ettirdi.
Kurvaziyer turizminin önemli merkezlerinden Kuşadası'ndaki bu durum ciddi bir rahatsızlık yarattı. Durumu değerlendirmek üzere Kaymakam Mustafa Esen başkanlığında, Belediye Başkanı AKP'li Fuat Akdoğan, TÜRSAB, ticaret odası, şoförler odası ve diğer meslek örgütlerinin temsilcileriyle bir değerlendirme toplantısı yapıldı. Dağıtılan broşürün yeminli tercüme bürolarında tercümesinin yapılmasına, resmi kanallarla gerekli girişimlerde bulunulmasına karar verildi.

Kuşadası Kaymakamı Esen, son dağıtılan bildiriyla ilgili gerek gemi, gerekse acente nezdinde girişimde bulunacaklarını belirtirken, “O broşürde yazılanların hiçbirini ne Kuşadası ne de Türkiye hak ediyor. Akdeniz'deki en büyük limanlardan biriyiz. Broşürün tercümesi tamamlandıktan sonra gerekli resmi tüm girişimlerde bulunacağız. Kimsenin ülkemizi kötülemeye hakkı yok ve buna izin vermeyeceğiz” dedi.
TÜRSAB Kuşadası Bölge Yürütme Kurulu Başkanı Bülent İlkbaharda gemilerin ziyaret ettiği hiçbir liman için bu tür bildirilerin dağıtılamayacağını vurgulayarak, “Gemiler Türkiye, Yunanistan, İspanya sahillerini geziyor. Ama hiçbirinde böylesi karalayıcı ve çirkin broşürler dağıtılmıyor” dedi.

TUR ACENTESİ OLARAK GEMİ FİRMASIYLA BAĞLANTIYA GEÇTİK"
Malta bandıralı Celebrty Galaxy gemisine tur hizmeti veren Tura
Turizm’den yapılan açıklamada ise söz konusu gazetenin acenteler tarafından
dağıtılmadığını ifade etti.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Gemide dağıtılan recomende (tercihli alışveriş) broşürleri ile söz
konusu gazete farklı şeylerdir. Gemi acentelerinin böyle bir bildiri dağıtması
kendilerine zarar verir. Sonuçta turist alışveriş yaptığı süreçte acente para
kazanır, turist yanına kredi kartı ve para almazsa ne acente ne de ülke kazanır.
Bu gazete geminin gittiği liman ve ülkeye göre basılır ve gidilecek yer
tanıtılır. Biz tur acentesi olarak gemi firması ile bağlantıya geçtik, gerekli
yazışmalara başladık ve gemi firması da böyle bir konudan haberlerinin olmadığını
bildirdi. Gemi firması yetkilileri, konunun araştırılacağını ve bunu yapanların
cezalandırılacağı yönünde açıklama yaptı."

20/9/2008

Erdoğan’a tepkiler çığ gibi

DOĞAN HABER AJANSI

Başbakan’ın ‘basına boykot’ çağrısına, gazeteciler cemiyetleri ve üniversiteler başta olmak üzere, meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinden tepki: Hem demokrasinin geleceği hem de basın çalışanlarının ekmeğiyle oynanıyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, önceki gün AKP Ankara İl Başkanlığı’nın verdiği iftarda “basına boykot” çağrısına yurdun dört bir yanından çığ gibi tepki geldi. İşte tepkiler... 
TOBB: Erdoğan’ın bu çağrısı medyasektörü açısından son derece tehlikeli ve endişe vericidir. Bu tutum sadece bir medya grubuna değil, sektörün tümüne yöneliktir. Erdoğan, bu yanlış tutumdan vazgeçmelidir. Bu kampanyanın yarın ekonomik boyutları da dahil farklı mecralara kayabileceğini düşünmek bile istemiyoruz. Bu çağrının toplumu farklı kutuplara itebilecek başka bir gelişmeyi de beraberinde getirebileceği endişesi taşıyoruz.
Süleyman Çelebi (DİSK Genel Başkanı): Erdoğan’ın eleştiriye, farklı seslere tahammülü olmadığını öteden beri biliyor, bu konudaki tutumunun gittikçe katılaşmasını endişeyle izliyoruz. Sözleriyle, muhaliflerine yaşama şansı tanımadığını açıkça beyan etmiştir. Elbette herkes demokrat olmak durumunda değildir.
Rıza Mete (Adana Tabip Odası Başkanı):  Basın özgürlüğü yoksa insan özgürlüğü de yoktur.
Hamdi Yurdakul (Merkez Mersin Gazeteciler Derneği Başkanı): Boykotun basın özgürlüğü ve demokrasiyle bağdaşır bir yanı yoktur. 

‘BAŞBAKAN GAFLET İÇİNDE’
Bülent Ecevit (Antalya’daki Akdeniz Basın Vakfı Başkanı): Başbakan, gaflet ve delalet içine düşmüştür.
Ümit Özgümüş (Adana Sanayi Odası Başkanı): Bunun sonu totaliter rejimdir, korku imparatorluğudur.  Başbakan yarın da kendisiyle iyi geçinmeyen sanayi grupları için de boykot kampanyası açabilir ve işadamlarını sindirme yoluna gidebilir.
Ali Doğan (Mersin Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı): Bu yaklaşım basın özgürlüğüyle bağdaşmaz.
Ayla Yüksel (Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Antalya Şube Başkanı): Bu zihniyet bizi, karanlığa götürür. 

‘TARAF OLMASI TALİHSİZLİK’
Kemal Özgen (Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı): Ülkenin çok önemli sorunları varken bu tür meselelerle uğraşmak ekonomimize büyük bir zarar veriyor.
Mustafa Durna (Atatürkçü Düşünce Derneği Antalya Şube Başkanı): Olaylara at gözlüğüyle yaklaşmak hiçbir zaman bir ülke liderine yakışmaz.
Ali Rıza Akıncı (Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği): Bu tür bir çıkışla demokrasiden asla söz edilemez.
Ünal Türkeş (Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı): Devletin tepesindeki bir kişinin taraf olması talihsizliktir.
Nevzat Erdemir (İzmir Barosu Başkanı): Bu tavrını  hukukun temel ilkeleriyle bağdaştırmak mümkün değil.
Suat Kaptaner (İzmir Tabip Odası Başkanı): Başbakan’ın demokrasi kültürüyle uzaktan yakından alakası olmadığı ortaya çıkıyor.
Cemal Elmasoğlu (Ege Genç İşadamları Derneği Başkanı): Başbakan’ın söylemi demokrasiyle örtüşmüyor.

‘BU BİR SUÇTUR’
Remzi Demirkol (Manisa Barosu Başkanı): Başbakan bir kızgınlık haliyle gündem değiştirmeye çalışıyor. 
Erol Akıncılar (İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı): Cumhuriyet tarihinde hiçbir başbakan basına karşı böyle bir tavır içinde olmamıştır.  Bu suçtur.
Prof. Dr. Haluk Günuğur (Türkiye Avrupa Birliği Derneği Genel Başkanı): AB standartlarında düşünülmesi ürkütücü bir yaklaşımdır.
Abdurrahman Yavuz (Uşak Gazeteciler Cemiyeti Başkanı: İktidar sahibi bir kişinin insanların okuma özgürlüğüne yön vermesi, Afrika’da bile görülmemiş olay.
Ahmet Gürel (Samsun Baro Başkanı):  Sayın Başbakan’ın bu açıklaması devletin alması gereken tedbirlerin tam tersidir.
Halit Yılmaz (Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı): Psikolojisi bozulmuş durumda, Başbakan ne söylediğini bilmiyor. Başbakan’ın bir an önce sakinleşmesi ve normal duruma gelmesi gerekiyor. Sağlıklı düşünemiyor.
Adil Demir (Denizli Barosu Başkanı): Başbakan gözdağı veriyor, şantaj yapıyor. Sözleriyle demokrasiyi içine sindirmiş başbakan olmadığını ortaya çıkarmış oldu. 

‘KUTUPLAŞMA YARATIYOR’
Prof. Dr. Osman Metin Öztürk (Giresun Üniversitesi Rektörü): Bu tür yaklaşımın demokrasiyle uyup uyuşmadığını kamu oyunun takdirine bırakıyorum.
Prof.Dr. Nejdet Atabek (Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı): Medyaya müdahalenin bütün özgürlüklere müdahale anlamına geldiğini görmeliyiz.
Sezgin Tanrıkulu (Diyarbakır Barosu Başkanı): Bu açıklamayla halkın haber alma özgürlüğünü içselleştirmediğini ortaya koymuştur.
Mahmut Oral (Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyesi): Başbakan’ın bu açıklamaları toplumda kutuplaşma yaratmakladır.
Dr.Selçuk Mızraklı (Diyarbakır Tabipler Odası Başkanı): Medyanın önüne bu tür ipotekleri çıkarmak esasen bir tür istibdat anlayışıdır. Bunu demokratik teamüllere uygun bulmuyorum.
Özgür Ulaş Kaplan (Tunceli Barosu Başkanı): Başbakan tek tip düşünceyi hâkim kılmaya çalışıyor.
Recep Bulut (Kayseri Gazeteciler Cemiyeti Başkanı): Bu durum demokratik gidişat açısından endişe verici.,milliyet

Arama Motorları
Google Adsense
Banka EFT kodları

Bedava Web Alanları Çizgi Roman Siteleri Dernekler Devlet Siteleri Ekonomi Siteleri Gerekli Siteler İnternet Üzerinde Arama Linkleri
İslamı Siteler Java Cripts İle İlgili Bilgi Veren Linkler Kendi Bannerleriniz Kendiniz Hazırlayabileceğiniz Linkler Medya Linkleri Magazin Siteleri Online Elektronik Sözlük Siteleri Online Sözlük Siteleri Online Yabancı Sözlük Siteleri - Spor Siteleri Software & Download Tasarımla İlgili En Popüler Linkler Teknolojik Bilgi İçeren Linkler
Blogcu ile yapıldı